Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hayat etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Etrafta huzur bulacak çok şey var kafamın içinde de olsa ya…

planladığın şeylerin tepetaklak olması 'şöyle olmasa şimdi böyleydi' düşüncesi hep aynı konuda benim üzerime espriler yapılması iyilikler yaptıktan sonra hep yanılmış olduğumu görmek herkesin geyik yapması herkesin çok ciddi konuşması yıllardır kilomdan şikayet ediyor olmam aynı anda olmak istediğim farklı yerler ve benim PC başında olmam ben bir derdimi anlatayım diye gördüğüm insanların benden daha dertli olması yeni dinleyecek güzel şarkılar bulamamam istediğim gibi yazacağım bir konu olmaması sevdiğim arkadaşlarımın başka şehirlere gidecek olması en güzel şarkıyı dinleyerek yürürken gördüğüm polis öbeği gece yarısı kavga etmeye başlayan üst komşularım sadece egolarıyla hareket eden insanlar 'üniversite kafası' yorumu sürekli şikayet eden insanlar özlediğim bişiler, birileri taşınma fikri trafik deprem olasılığı  ve dahasına  rağmen çıldırmıcam!

Büyüdük

Tek bilmek istedigimizin bir sonraki sarkının ne olduğu günlerdi. Deniz soğuksa yarın gireriz derdik, deniz bir yere kaçmıyor ya? Tek derdimiz de akşama o çocuğu görmekti. Giyinir, süslenirdik. Sabahın ilk ışıklarını gördüğümüzde ayakkabılarımız ellerimizde; eve yürürdük. Dünya umrumuzda degildi, yazdı.  Sonra büyüdük. Cırcır böceğinin sesinde, kımıldayan yaprakta, ayağını uzatmakta, az güneş yüzü görmekte, toprağa basmakta, bikini izinde, gün batımında, üç günde her birini yapabilmekte aradık o tadı. Büyüdük.

Bugün bi tuzak, yarın çok uzak, dünü hatırlamam Yasak!

Kimseyi tanımamış, hiç kazık yememiş, hiç ağlamamış, hiç üzülmemişsin gibi yeni baştan başlıyor her şey bir anda. Aynı şarkıları dinleyip, aynı karın ağrısını çekip, hiç tanımıyormuş gibi o duyguyu, “Bu da nesi?” diyorsun. 3 çocuğu olduğu için hamile olduğunu şıp diye anlayan kadınlar gibi. Bir filmde görmüştüm. Yüzünde o geri zekalı gülümsemen, tutmayan uykular, uç uca eklenen şarkılar, eklemlerini sızlatan çarpıntı. Hoş geldin. Biraz otur, kahve yapayım.

Yarım kalan rüyalar kadar

İstemeyerek çıkıyorsun yataktan, rüyaların yarım kalıyor, yani hayat böyle bir şey; herkesin yapması gereken işleri var. Koşması, yetişmesi gereken, mutsuz - uykulu suratlarla binmesi gereken otobüsleri var. Bu sabah mutlu uyanmadım. Annem odama girip çok soğuk dediğinde sanki kar kafama yağmış gibi hissediyordum çoktandır. Yetişmem gereken yerler var, sizin de öyle.  Günaydın. * . bunu dinlesenize,   bir tıkla bir kuş

Kızıl bir Okyanus gibi

Eğer kapıyı açıp “İçeri buyur” dediğimde içeriye girmek seni korkutacaksa, kendinden emin        bir şekilde atamayacaksan kirişten içeriye ilk adımını kapımı çalma sakın! Oturduğun koltukta aklında başka bir şey yapmanın heyecanı olacaksa, pencereden giren güneş benim gözlerimi kamaştırdığı kadar kamaştırmayacaksa gözlerini, sehpanın üzerine koyduğum kahvenin tadı sana acı gelecek ama sen yine de “Çok güzel olmuş eline sağlık” diyeceksen, duvardaki fotoğraflar sana merak ettirmeyecekse nereden geldiğimi, mutfaktaki garip ses beni tedirgin ettiği kadar etmeyecekse seni tedirgin, yahut önemsemeyeceksen halıya düşen kırıntıları, akşam ne yiyeceğimiz konusu benim umurumda olduğu kadar senin umurunda olmayacaksa, “Neden geldim buraya ”  diye soracaksan kendine ben sana cümleler kurarken ve açıkça söyleyemeyeceksen “Geldim ama beklediğim bu değildi” diye, masanın üzerine serdiğim çiçekli örtünün deseni hatırlatmayacaksa sana çocukluğundaki piknikleri, gü...

Hayat bir zamanlama sorunsalıdır

   Sen 18 yaşındayken sana hayatını değiştirecek kitabı verebilirim. Ama sen gençliğinin hızı ve hevesiyle sayfalarını atlayarak okur, kaçırırsın okuman gereken cümleleri. Sonra 35 yaşına geldiğinde okuduğunda ancak ağır ağır, okuyabilirsin hayatını değiştirecek cümleyi. Sınavlara hazırlanırken mesela asla bilemezsin okuduğun mesleği sevip sevmeyeceğini. 40 yaşında istifa edip, çiftçi olmaya karar verebilirsin o yüzden. O yaşta ancak anlarsın yanlış olduğunu bir şeyin. Kaç yılında yılın hangi ayında, hangi gününde doğduğun, bir yoldan saat kaçta geçtiğin, evden, işten, okuldan kaçta çıktığındadır sorun. Aşk da böyledir. Kiminle karşılaştığın değil, ne zaman karşılaştığın önemlidir. Birbirinizin hayatları kesişir ama hanginiz ipin neresine hangi an geleceksiniz bilinmez. Ki bazen O’nunla karşılaştığında bilirsin bunu. Ama başkası daha önemlidir o anda. Aklına yıllar sonra tekrar düşüp aradığında bu kez onun hayatında başka biri önem taşır. Hayat koluna taktığın saati...