Biz ailesinin el üstünde büyüttüğü kız çocukları, acıyla ilk kez türk filmleriyle tanışıp da sonra filmler genelde mutlu sonla bittiğinde yeşil çam da en az annemiz kadar avutuyordu bizi. Leyla da öyleydi. Aşkı filmlerden öğrenmişti. gerçek aşkla tanışıp da ilk düştüğünde anladı hatırlamaması gerektiğini, düşünmemesi gerektiğini. O yüzden düşünmemek için içki içerdi, düşünemeyinceye kadar. Uyurdu ve her yeni gün acıtırdı beynini, ilk kadehe kadar. Bir yerlerde ismi leyla olmayan kadınlar mutlu aşklar yaşarken leylaların canı acırdı. Ve biz leylalar adına da üzüldük. Sonra aldık leylaları karşımıza, dedik ki; "Bakın leylalar, yapmayın. Oğuz atay’ı örnek gösterdik onlara, dedik ki iyi şeyler birdenbire olur. Olmuyorsa huzursuzluk vardır. Huzursuzluğun olduğu yerde mutsuzluk. Saat gibi olmalı dedik aşk. Baştan tıkır tıkır işleyecek. İşlemiyorsa, kalkın gidin dedik. Sizin sevdiğiniz adamlar eğer şirin’i istiyorsa gidin. Sizin yerinize en az bir kez başkasını te...