Ana içeriğe atla

ÇAY SEVENLERE ÖZEL PÜF NOKTALAR





    Kimse inkar etmesin iş hayatının getirilerinden bir tanesi de çay !! Günde kaç bardak çay içiyorsunuz?
-Ben 3-4 bardak içiyorum-
Yine iyi bir ortalama. 10 bardak içenleri biliyoruz. Peki içtiğiniz çay lezzetli mi ?
-İş yoğunluğundan içtiğim çayın lezzetini düşünemiyorum-
( bir kere keyifli değil ki lezzetli olsun)  
diye cevap verenleri duydum !!
Ama evde çay içiyorsam o çayı keyfim için içiyorum. 
  Bir Karadeniz-li olarak 25 yıldır çayı yanlış demlemişim! 
  Şimdi gelelim çay demlemenin püf noktalarına ..




1.Çay demlerken kaynayan suyun üstüne çayı koymamalıyız, yoksa çay yanar ve tadı buruklaşır.
Çayı yakmadan paketlemek de bi o kadar zor oluyormuş. Bundan dolayı aynı markanın her paketindeki çayın tadı bir olmuyormuş.

2. Su kaynadıktan sonra suyu çayın üstüne hemencecik dökmüyoruz. Bu işlem de çayı yakar. Su 90 dereceye düşüne kadar bekleyip ondan sonra çayı demliyoruz.

3. Çayı demledikten 30 dakika sonra çay bayatlar. Genelde bizim ülkemizde bir çay demlendiği zaman saatlerce içilir . Çayın ömrünü uzatmanın bir yolu var!! Dememlenen çayı süzmek.

4. Porselen çaydanlık! Porseleni temizlemek ne kadar zor olsa da eğer çayın lezzetini almak istiyorsanız porselen çaydanlık edinmelisiniz.

5. Çayınızı şekersiz içiniz. ( yazan -1 hafta önce bıraktı- )


  Geçen günlerde gittiğimiz ve yine çay içtiğimiz bir toplantımızda konuştuk tüm bunları. Haydi bir koşu doğru çay demlemeyi deneyin. Sonra bana da farkını anlatın. Buradan bir tıkla mail adresime ulaşabilir ya da aşağıdaki kutucuğa yorum bırakabilirsiniz. Şimdilik görüşmek üzere.



**Bu bilgileri Of Çay Pazarlama Müdürü ile yaptığımız toplantımızda edindim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk çekilişi baş-la-tı-yo-rum..

Şunun sevimliliğini görüyor musunuz? Bu tatlı mı tatlı panda ile birlikte mutlulukla  ilk çekilişimi başlatıyoruzzzz.. . Kaç tane çekilişe katıldım vallahi sayamadım. Hiç birini kazanamadım. Ama çekilişin açıklanacağı anı beklemek ve açıklanan isme bakmak epey heyecanlı oluyor. Kazanamamış olsam bile ben bu heyecanı seviyorum. Sizler için yeni bir heyecan başlatıyorum aslında bu süreçte ben daha çok heyecanlı olucam, biliyorum. Mazur görün. Tekrar belirteyim, anket sonucuna göre seçtim hediyeleri. Katılım için de ayrıca teşekkür ederim herkese. Heranyegane'nin ilk çekilişi!! Bence katılın millet. Heranyegane ismini nasıl bulduğumu da anlatıcam sizlere. Arada böyle sohbet yazıları yazıyorum ya onların arasına sıkıştıracağım. HEDİYELER Görsellerini de bu şekilde eklemiş oldum. Umarım kazanan kişi severek okur ve kitabını okurken mum odasına hoş bir hava katar.  * Ayrıca çekilişime minik bir kozmetik kutusu ekleyeceğim. Herkesin gönlü ol...

ZAYIFLAMANIN EN KOLAY YOLLARI

Biz kızlar hayatımızın belki de %80'inde diyetteyiz öyle değil mi? Aslında diyet yapmadan sadece ufak detaylara dikkat ederek zayıflamak ve zayıf kalmak mümkün  Önce sağlığımız için sonra fazla kilolardan kurtulmak için - fast food'u - minimum a indirmek önemli! o çok sevdiğimiz cipsler, asitli ve çok şekerli içecekler... önce minimuma iniyor. sonra vedalaşıyoruz. 2. kural ise ben su içemiyorum demek yok! bol bol su içeceğiz. Vücudumuzu içeriden de temizlememiz gerekiyor. Su içmek metabolizmamızı da hızlandıracak günde 2-3 litre tüketmemiz gerekiyor. *Suyunuzun içine limon, tarçın, elma katarak içimini kolay hale de getirebilirsiniz. Ayrıca yeşil çay da içerek metabolizma hızınızı arttırabilirsiniz. Gelelim yaptığımız diğer basit bir hataya; hızlı yemek yemek ve çiğnemeden lokmaları yutmak. -Fark etmeden çok hızlı yemek yiyoruz. Onun yerine tatlı tatlı çiğneyerek, yemeğin tadını alarak yemek yersek midemiz mutlu olur ve yediklerimizin sindirimi daha kolay olacağın...

Gerçek buz gibi*

"....Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz, saygıyı boş zamanlarımızda kokteylle sevimli bir metres arasına koyabiliriz. Bizi bir şeye yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse belleğimiz zayıftır. dostlarımızda sevdiğimiz, taze ölüdür, acılı ölü, heyecanımız, eninde sonunda kendimizdir! "  Bu satırlarında acımasız gerçeği buz gibi yüzümüze vurmuş Albert CAMUS - Düşüş adlı eserinde. Kanım dondu okurken. Sahi ölülere olan bu saygımız nereden geliyor, dirisine saygımız yokken? Haksızlığa uğramış bir insanın hakkını ölü...