Ana içeriğe atla

Biraz Kitaplardan Bahsedelim




Beni düşüncelerimden uzaklaştıracak, rahatlacak, umut verecek bir şey var. Kitaplarım.
Kitaplarımın içerisindeki kahramanlar, onların hayatları,duyguları..

Gerçekten kaçmak istediğim zaman veya yorulduysam dinlemek istediğim zaman kitap okuyorum.

Kitaplar -çok klişe evet ama- farklı dünyaların kapılarını açıyor ya işte buna bayılıyorum.


Bu sıralar ne okuyorum?


TANRI'NIN FORMÜLÜ



*Sizler için görselleri bizzat çektim.

Kitap ile ilgili söyleyebileceğim en önemli nokta; bilimsel teorileri güzel örnekler ile açıklıyor olması.
Fizik bilgim çok yeterli olmasa bile hepsini anlayabiliyorum.

Böylelikle yeni şeyler öğreniyorum.

Aynı zamanda kitabın içerisindeki aksiyon beni alıp götürüyor.

Dan Brown ile benzerlikleri ilk bakışta oldukça fazla olsa da işledikleri konularının farklılıkları, açıklama biçimleri ile birbirlerinden ayrılmaya başlıyorlar zamanla.



Peki yakın zamanlarda okuyup hala etkisinde olduğum kitap ?


TEPEDEKİ EV



Bu kitabımızın filmi dahi var. Aslında korku olarak geçiyor olsa bile psikolojik bir roman.
Hayatın yıprattığı bir kadının yaşadığı travmatik duygu yoğunluğundan bahsediyor çoğunlukla.

Ha sen dersen ben tüm bu duygu değişimlerinin aslında varlığına inanıp korku kitabı gibi okumak istiyorum. O halde buyrun. Hayal edin..



Baştan tekrar okumam gerekiyor dediğim kitap?


TAŞ MECLİSİ




Christophe GRANGE kitaplarının hepsi efsane.
Bu kitabıysa tam benim ilgi alanım -TELEPATİK GÜÇLER-
Esrarengiz olaylar örgüsüyle boğuşurken kitabın sonuna geliyorsunuz.

Daha sonra gerçek hayata çabuk kanalize olamıyorum o ayrı  :)




Ve son olarak bundan sonra ne okuyacağım ?

HARRY POTTER - FELSEFE TAŞI


*Kitabı daha temin etmediğim için görseli paylaşamadım tüh !!



HARRY POTTER serisini okumamış olmanın huzursuzluğunu üzerimden atmak istiyorum. Biraz uzun sürecek gibi görünüyor ama kararlıyım gençler.




EKSTRA *Ne dinliyorum






Yorumlar

  1. Merhaba,ilginizi cekerse beklerim
    http://mugeninlistesi.blogspot.com.tr/2016/11/24-kitap-cekilisi.html

    YanıtlaSil
  2. Harry Potter serisi çok güzeldir. Bir başlarsanız diğer kitaplarını da hemen okumak istersiniz. Ben seriyi okudum ama birkaç yıl sonra baştan okumak istiyorum. Keyifli okumalar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk çekilişi baş-la-tı-yo-rum..

Şunun sevimliliğini görüyor musunuz? Bu tatlı mı tatlı panda ile birlikte mutlulukla  ilk çekilişimi başlatıyoruzzzz.. . Kaç tane çekilişe katıldım vallahi sayamadım. Hiç birini kazanamadım. Ama çekilişin açıklanacağı anı beklemek ve açıklanan isme bakmak epey heyecanlı oluyor. Kazanamamış olsam bile ben bu heyecanı seviyorum. Sizler için yeni bir heyecan başlatıyorum aslında bu süreçte ben daha çok heyecanlı olucam, biliyorum. Mazur görün. Tekrar belirteyim, anket sonucuna göre seçtim hediyeleri. Katılım için de ayrıca teşekkür ederim herkese. Heranyegane'nin ilk çekilişi!! Bence katılın millet. Heranyegane ismini nasıl bulduğumu da anlatıcam sizlere. Arada böyle sohbet yazıları yazıyorum ya onların arasına sıkıştıracağım. HEDİYELER Görsellerini de bu şekilde eklemiş oldum. Umarım kazanan kişi severek okur ve kitabını okurken mum odasına hoş bir hava katar.  * Ayrıca çekilişime minik bir kozmetik kutusu ekleyeceğim. Herkesin gönlü ol...

ZAYIFLAMANIN EN KOLAY YOLLARI

Biz kızlar hayatımızın belki de %80'inde diyetteyiz öyle değil mi? Aslında diyet yapmadan sadece ufak detaylara dikkat ederek zayıflamak ve zayıf kalmak mümkün  Önce sağlığımız için sonra fazla kilolardan kurtulmak için - fast food'u - minimum a indirmek önemli! o çok sevdiğimiz cipsler, asitli ve çok şekerli içecekler... önce minimuma iniyor. sonra vedalaşıyoruz. 2. kural ise ben su içemiyorum demek yok! bol bol su içeceğiz. Vücudumuzu içeriden de temizlememiz gerekiyor. Su içmek metabolizmamızı da hızlandıracak günde 2-3 litre tüketmemiz gerekiyor. *Suyunuzun içine limon, tarçın, elma katarak içimini kolay hale de getirebilirsiniz. Ayrıca yeşil çay da içerek metabolizma hızınızı arttırabilirsiniz. Gelelim yaptığımız diğer basit bir hataya; hızlı yemek yemek ve çiğnemeden lokmaları yutmak. -Fark etmeden çok hızlı yemek yiyoruz. Onun yerine tatlı tatlı çiğneyerek, yemeğin tadını alarak yemek yersek midemiz mutlu olur ve yediklerimizin sindirimi daha kolay olacağın...

Gerçek buz gibi*

"....Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz, saygıyı boş zamanlarımızda kokteylle sevimli bir metres arasına koyabiliriz. Bizi bir şeye yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse belleğimiz zayıftır. dostlarımızda sevdiğimiz, taze ölüdür, acılı ölü, heyecanımız, eninde sonunda kendimizdir! "  Bu satırlarında acımasız gerçeği buz gibi yüzümüze vurmuş Albert CAMUS - Düşüş adlı eserinde. Kanım dondu okurken. Sahi ölülere olan bu saygımız nereden geliyor, dirisine saygımız yokken? Haksızlığa uğramış bir insanın hakkını ölü...