Ana içeriğe atla

MODA: EL YAPIMI ÇANTALAR



 Son 3 yıldır sağlıklı beslenme , düzenli spor hayatımıza ağırlı olarak yerleşti. Bunlarla beraber bilinç arttı. Organik besinlere hoşgeldiniz dedik. Ve sadece besinlerle değil kullandığımız her üründe  de kimyasaldan arınmaya başladık. 
Diş macunu ve fırçasında, şampuanımızdan sabunumuza, mobilyalarımızda.. 
 Gel gelelim tüketim sektörünün başlarını çeken tekstil de bu akımdan etkilenmeye başladı.
Artık zara, mango, hm gibi mağazalardan daha çok butiklere, el yapımı çantalara, kişiye özel üretilen takılara yönelmeye başladık... bu noktada kocaman fabrikalarda üretilen ürünlerden değil daha küçük terzilerde  üretilen kıyafetler, çantalar dikkatimizi çekmeye başladı.
Artık genişlemek değil ,alanımızı daraltıp vaktimizi genişletmeye ihtiyaç duyuyoruz.
Bu konuya daha geniş kapsamlı olarak ilerideki bir yazımda yer vereceğim.
Şimdi asıl heyecanlandığım konuya; arkadaş vasıtasıyla veya instagram hesaplarında keşfettiğim çantalar..
 Öncelikle anneme "bundan sende örebilirsin" diye tutturduğum çanta modelli 

LUSS İSTANBUL..



Bu örgünün  ismi nohut örgüymüş annemden öğrediğim kadarıyla.. Çok şık tasarlanmış çantalar.
Özellikle bir sırt çantası var bayıldım.
İnstagram hesabına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz..

QESE HAND MADE



Yine çok başarılı bulduğum ve benimde bir tane kaptığım hem el hem askılı çantalar yapıyorlar.
Desenleri tasarımları oldukça şık. 
Yine instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.

SAGE TOTE BAGS


Son bahsedeceğim çantalar ise bu yukaradaki bambuu çantalar. Çok tatlı gözükseler de piyada çok popüler olduğundan dolayı ederinden pahalıya satışı gerçekleşiyor malesef. Fakat ben durmadım ve sizler için aynı ürünü uygun fiyata satın bir instagram hesabı buldum.
Hesaba buradan ulaşabilirsiniz 


Hepinizi seviyorum.
Sevgiler,

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…