Ana içeriğe atla

VİZYONDAKİLER

Düzenli olarak ay da 2 kez sinemaya gidiyorum. 
Tabii vizyon filmlerine göre değişiyor 1-2-3-4 oluyor
ama asla 0 olmuyor. Olamaz..
Aslında çok güzel bir fikrim vardı.. Bu yazıma yetiştiremedim. Yazılarımı yazarken kendi çektiğim fotograları yazının arasına, sağına , soluna eklemeye bayılıyorum. 
O yüzden filme girerken ki yüz ifademi ve çıkarken ki ifademi fotograflayacağım.
Size en sıcak yorumu paylaşmış olacağım böylelikle
Eylül için bu olmadı ne yazık ki,  yapadık . :(
Peki Eylül benim için nasıl geçti?

IT

    Bildiğiniz üzere Stephen King'in kitabından filme uyarlandı. Ayrıca bu 2. versiyonudur. İlki 1990 yılında seyirciyle buluşmuştu. 
   IT 2017 yılında daha yalın ve konusu daha kolay anlaşılır olarak karşımıza çıktı.Bundan dolayı filmi iki bölüm olarak hazırlamışlar, bu demek oluyor ki heyecan devam edecek. 
Hem filmi izlememiş olanlar hem izleyenler için ortak bir anlatım yapmak gerekirse.
IT korkularımızdan keyif alan ,bunlarla beslenen ve Derry kasabasına musallat olmuş ne olduğu belirlenemeyen bir varlıktır.
Yukarıda görmüş olduğunuz ekip ise IT'in en büyük korkusu olacaktır.
    Bu arada çocuklarımız çok güzel performans sergilemiş hepsi ayrı ayrı çok başarılı oyuncular. Yaşları 9 ile 13 arasında değişiyor.
  Hepsiyle ilk olarak IT karakteri ile ayrı olan sahneleri çekilmiş ve en sona IT ile beraber çekilecek sahneleri bırakmışlar ( psikolojik olarak hem gerilmemeleri hem etkilenmemeleri için) 
  IT karakterini canlandıracak oyuncunun makyajı tamamlanıp , ilk sahnesini için çocukların yayına gelmeye hazırlanırken,  karşılaşma öncesinde çocuklarla bir toplantı gerçekleştirilmiş. Çocuklara kormamaları gerektiğini her şeyin rol gereğini olduğunu hatırlatmak istemişler. Hepsi "onun makyajlı bir oyuncu olduğunu bildiklerini ve kendilerinin profesyonel birer oyuncular olduklarınından dolayı korkmayacaklarını" ifade etmişler. Ekip içleri rahat bir çekilde IT'i karşılarına çıkarmış .
Fakat çocuklar toplantıda konuştuklarının aksine oldukça korkmuşlar ve aralarında ağlayanlar olmuş.
Tüm bu anlattıklarıma ek olarak en korkunç sahnelerin görsellerini de eklemiş bulunuyorum ve Eylül'ün 2. filmine geçiyorum...

KINGSMAN THE GOLDEN CIRCLE

Bu serinin 1. filmini izlemeyenler öncelikle onu bi izlemeli.
Sonrasında kafa karışıklığı yaşamamanız için bir uyarı ile başladım :)
Kadroda değişikliklere gidilmiş, yepyeni isimler katılmış. Oldukça zengin bu noktada.
Film lüks bir terzi dükkanın aslında hiç göründüğü gibi olmadığını , içerisinde dünyayı koruyan bir örgütü barındığını ve yaşadıkları olayları ele alıyor. 
ilk filmde bu örgüte katılacak olan yeni nesil ajan seçiliyordu. 
2. filmde ise bu seçilen ajanın kendini ne kadar geliştirdiğini görüyoruz.
Hem aksiyon hem komedi.


Her iki filmi de oldukça sevdim.,
Sinemada izlemenizi tavsiye ederim.


Sevgiyle kalın..






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…