Ana içeriğe atla

EL VE TIRNAK BAKIMI HAKKINDA


MER'ABA 

Hem çok sevdiğimiz hem çok zamanımızı aldığı için şikayet ettiğimiz bir şey varsa oda el ve tırnak bakımımız değil mi? 
Manikür yapmadığı halde çok güzel tırnakları olanlara hayranım. Ayrıcalıklı genetik diyoruz buna.
Benim tırnaklarım malesef öyle değil. O yüzden manikür yaptırmak zorundayım ve bu durumdan bıkkınlık geldi. Evde kolay manikür yöntemleri ile kendim yapmayı denedim. Sonuç başaralı değil!! Olmuyor ben yapamıyorum. O etlerimizi aldığımız zımbırtıyı/makası doğru tutamayorum. Çözümü ise tırnak etlerime gün aşırı bakım yapmakta buldum.. Böylelikle manikür ihtiyacımı ayda 1 e düşürdüm.
Şimdi nasıl bakım uyguladığımdan bahsedeceğim.
Deneme yanılmalar ve tavsiyeler üzerine buldum bu ürünlerimi.
İlk başta ne ile başlayorduk ?
Peeling ile başlıyorum..
Aşağıda gördüğünüz yves rocher markasının aşırı işlevsiz görünen ama elleri yumuşacık yapan peeling i ellerinizi maniküre hazırlıyor..
Törpü!!
Önce tabi tırnaklarımızı törpülüyoruz. Veya uzun görünsün istemiyorsak kesiyoruz.
İşlemden sonra ellerimi hijyen açısından kolonya ile siliyorum.
Sonrasında tırnaklarıma ve tırnak etlerime limonlu bir krem sürüyorum. Bunu sürdükten sonra törpü ile tırnak etlerimi itmeye başlıyorum.
Sonrasında ise aşağıda gördüğünüz L'occitane markasına ait yağı sürüp tırnak etlerimi yumuşatıp şeytan tırnağım varsa veya hoşlanmadığım bazı yerleri makas ile kesiyorum-kesmeye çalışıyorum :)
Yine yukarıda fotografını gördüğünüz ve -Rossman-lardan bulabileceğiniz kremi yine tırnak etlerime sürüyorum..
En son işlem olarak ise tırnaklarımı daha sertleştirdiğini vaat eden ve başarılı bulduğum ojemsi ürünü tırnaklarıma sürüp kurumasını bekliyorum ve işlem tamam!! (Yine Rossman dan almıştım.)
Artık önce tırnak koruyucu ve üzerine istediğim ojemi sürebilirim.
Ojelerim kuruduktan sonra ise el kremimi sürüyorum. Genelde tam gece yatmadan sürüyorum ki gece boyunca ellerim iyice yumuş yumuş olsun. Bu arada bu the body shop markasına ait kenevirli el kremi çok kötü kokuyor ama nemlendirmesi çok iyi. O yüzden gece sürmek çok mantıklı oluyor..
Genel olarak bu rutini uyguluyorum. Bi süre sonra çok hızlı yapmaya ve keyif almaya başlıyorsunuz. 
bir çantanın içine hepsini dolduruyorum. Elimin hemen altında duruyor zaten, yatmadan önce pıt pıt 10 dk içinde bitiriveriyorum. Bu rutinin üstüne ay da 1 kez de manikür yaptırdığınız zaman sürekli bakımlı elleriniz oluyor. MÜTHİŞ ! :)
Çantamın içi de genel olarak aşağıdaki gibi oluyor..
Eklemek istediğiniz önerileriniz veya sorularınız varsa iletişime geçmeyi unutmayınız..


SEVGİYLE KALIN..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…