Ana içeriğe atla

NELER OLUYORDU?


24.11.2017

Dünya üzerinde tüm insanlar birbirini katlediyor. Olan bu. Açıkcası dünya giderek çirkinleşiyor (biliyorsunuz) ..
O yüzden neler oluyor diye başlık atmak hem blog sayfamın, hem kendi modumu düşürdü şu an :( Nasıl toparlıcam şimdi. OF!

25.11.2017

Bu yukarıda yaşadığım iç sıkıntısından dolayı cuma günü paylaşım yapamadım. 
Oldu cumartesi akşamı..Bugün maçka parkına gittim,nefes aldım. Huzurlu insanlar, tatlı köpekcikler gördüm, kedişler sevdim.. Hava da şansıma mis gibiydi.. Toparlandım ve döndüm. Ne yapalım hayata devam edelim bakalım. Şimdilik..
***
Geçtiğimiz haftadan bu zamana neler yaptım. ?
İtiraf ediyorum bu hafta içi çok kötüydü. İş çıkışları eve geldiğimde bitiktim.
İş yoğunluğundan da değil. Enerjim bitti. Kasım beni mahvetti :( Ama haftaya güzel başlamıştım. Şişli'de oturmama rağmen Beşiktaş'a gitmeyeli 4 ay olmuştur sanırım

Akaretler canlanmış cıvıl cıvıl. Yeni dükkanlar açılmış bayıldım. ( acaba yeni yıl için akaretler mi süslenecek bu sene? - Bu detay önemli )  Aranızda Alaçatı da Pizza Locale gitmiş olan var mı?
İşte orasının bir şubesi de Akaretlere açılmış. 
PİZZA LOCALE
Yukarıdaki Füme kaburga çok iyiydi. Aşağıdakinin adını unuttum ama tuzluydu sevmedik. Giderseniz zaten herkes Füme Kaburga tercih edin diyecektir. :)
Sonracıma...  Yine yemek üzerinden gideceğim. Yediğim en güzel cheesecake lerden birini "MOLECUL" diye bir kafede yedim. Yine akaretler üzerinde.. Narlı cheesecake ilk başta kalmadı dediler bi üzüldüm! sonra geldiler ve son bir dilim kaldığını söylediler şansıma . Yanına da buralar içmeyi çok sevdiğim. Cortado 
MOLEKÜL
Fotografı yemeden önce çekmek isterdim ama olmadı.. :(
Tüm bunların öncesinde güzel bir sergiye gittik.
İlk olarak Ayşe Kulin'in eseri ile tanıştığımız Füreya'yı biraz daha yakından inceleme fırsatımız oldu. Atatürk'e olan aşkıyla, güzel ruhu, sanatı ve güçlü karakteriyle herkesin idolü olan kadın. Aynı zamanda ilk Türk kadın seramik sanatçısıdır




                 Kendimi de arada fotografladım.Beğendiğim bir kaç eserini sizlerle de paylaşmak istedim.
Mutlaka ziyaret edin.

Gelin bakalım BLACK FRIDAY diyelim biraz..
Ben hiçbir şey alamadım ahahah... diyemedim.. Gerçi ilk başta almadım. 
Tüm alışverişimi bugün gerçekleştirdim :( 
Öncelikle bir parfüm aldım. Eşsiz bir parfüm çok beğendim.  Üstüne de indirim gelince kaçıramazdım. Kendisini açıklıyorum.
BOBBI BROWN
bir gidin koklayın çok fresh çok genç bir parfüm.

indirimden yakaladığım 2. minnak parça
HİVA ATELIER

Böyle el yapımı, türk tasarımı bir çanta çok istiyordum. Bir kaç marka daha vardı aklımda gidip geliyordum. Hiva %20 indirime girince de karar verdim. Rengini de Mavi aldım. Canlı bir kış olsun diye :)

Sizlerle bizim Çerez'imizi de tanıştırmak istiyorum. Kendisi ofisimizin önünü mesken edindi. Sahiplendirmeyi çok istedik fakat malesef olmadı. Arkadaşımız da ona böyle güzel bir ev/yuva yaptı. Kendisi çatısına tünemeyi tercih ediyor şimdilik.
Çerez günlerimizin tadı tuzu, canımız. Gelip ziyaret edin, sevebilirsiniz en sevdiği.. Kendine has bi duruşu,tarzı da vardır hani.
Çerezito

Şimdi gelin maçkaya gidelim.. Hafta sonları nefes almak için iyi bir tercih.. Belgrad ormanı kadar geniş olmasa da burası çok çok güzel bir kaçış, arınma noktası...











Son olarak bugün nişantasındayken Dardenia'nın önünden geçtik vee bir baktım sushi yapılıyor. Neden olmasın?? Hadi deneyelim dedik. Çok güzeldi. Sushico zaten iyi değil, algı yanılgısı var herkes bi sushico diyor. Oradan daha da lezzetli. Uygun fiyatlı sushi yiyelim derseniz. Dardenia! Ama malesef her şubesinde sushi yok ..

Hadi durun sonraki durağımızıdan da bahsedeceğim. Her Nişantaşına gittiğim de MOC'a uğruyordum. Yine oraya doğru giderken yolda tabelası ve içeriden gelen müziği ile bizi  çeken "Sixty Beans" diye bir yerde içelim kahvemizi dedik. Ama aç gitmekte fayda varmış. Farklı krepleri - sandviçleri - galetleri var.
Bir dahaki sefer kahvaltıya gideceğim...
BONUS
 HOŞÇA KALIN
SEVGİYLE KALIN







 







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…