Ana içeriğe atla

HOŞ MEKAN: PİZZERİA PİDOS




29.EYLÜL.2017
   Bugün öğle yemeği için Gümüşsuyu'nda CVK Otelin hemen yanındaki parkın aşağısında bulunan 
Pizzeria Pidos'daydık. Ortamı öyle çok beğendim ki. 
Önüme kuru ekmek bile koysalar tamamdım.
Neyse ki kuru ekmekten daha fazlası vardı.

İsminin Pizzeria Pidos olduğuna hiç bakmayın, menüsünde salata, et , tavuk  ve tabii makarna  seçenekleri de var. 

Ön planda olanlar ise odun fırınında pişirilen miss gibi pizza, fırın da mantar, fırın da karides, fırın da mücver.. 

Seç bakalım seçebilirsen, biz seçemedik hepsinden söyledik :) 

Şaka yapıyorum hepsinden derken, 

Mücver, karides, pizzalarından ise patlıcanlı ve sucuklu olanını denedik.
Tabii iki çeşit tatlısından da bir parça tatmadan geçmedik.

Pizzacı olsa da ben pizzalarından daha çok diğer ürünlerini beğendim. 

Lazanyada ise aklım kaldı. 





Bir daha tam soğuklar bastırdığında gitmek istiyorum.

Odun fırının sıcaklığında o güzel ortamda yemek yemek gerçekten çok keyifli olacak.

Bu arada güzel bir müzik olsa fena olmazdı!!  

Dizaynı gerçekten çok dikkat çekici ve rahatlatıcıydı.
Çalışanları da bi o kadar misafirperver.


Daha verebileceğim detaylar nedir diye düşünüyorum..

Mesela restaurant 2 katlıydı. :)

Hem kendi çektiğim fotografları hem internetten bulduğum görselleri görüyorsunuz :)
.

Hepinizi seviyorum.

Sevgiler,






Yorumlar

  1. Mekanın özellikle dıştan görünüşü harika :) Güzel bir tanıtım olmuş , elinize sağlık .
    Sevgiler ... :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk çekilişi baş-la-tı-yo-rum..

Şunun sevimliliğini görüyor musunuz? Bu tatlı mı tatlı panda ile birlikte mutlulukla  ilk çekilişimi başlatıyoruzzzz.. . Kaç tane çekilişe katıldım vallahi sayamadım. Hiç birini kazanamadım. Ama çekilişin açıklanacağı anı beklemek ve açıklanan isme bakmak epey heyecanlı oluyor. Kazanamamış olsam bile ben bu heyecanı seviyorum. Sizler için yeni bir heyecan başlatıyorum aslında bu süreçte ben daha çok heyecanlı olucam, biliyorum. Mazur görün. Tekrar belirteyim, anket sonucuna göre seçtim hediyeleri. Katılım için de ayrıca teşekkür ederim herkese. Heranyegane'nin ilk çekilişi!! Bence katılın millet. Heranyegane ismini nasıl bulduğumu da anlatıcam sizlere. Arada böyle sohbet yazıları yazıyorum ya onların arasına sıkıştıracağım. HEDİYELER Görsellerini de bu şekilde eklemiş oldum. Umarım kazanan kişi severek okur ve kitabını okurken mum odasına hoş bir hava katar.  * Ayrıca çekilişime minik bir kozmetik kutusu ekleyeceğim. Herkesin gönlü ol...

ZAYIFLAMANIN EN KOLAY YOLLARI

Biz kızlar hayatımızın belki de %80'inde diyetteyiz öyle değil mi? Aslında diyet yapmadan sadece ufak detaylara dikkat ederek zayıflamak ve zayıf kalmak mümkün  Önce sağlığımız için sonra fazla kilolardan kurtulmak için - fast food'u - minimum a indirmek önemli! o çok sevdiğimiz cipsler, asitli ve çok şekerli içecekler... önce minimuma iniyor. sonra vedalaşıyoruz. 2. kural ise ben su içemiyorum demek yok! bol bol su içeceğiz. Vücudumuzu içeriden de temizlememiz gerekiyor. Su içmek metabolizmamızı da hızlandıracak günde 2-3 litre tüketmemiz gerekiyor. *Suyunuzun içine limon, tarçın, elma katarak içimini kolay hale de getirebilirsiniz. Ayrıca yeşil çay da içerek metabolizma hızınızı arttırabilirsiniz. Gelelim yaptığımız diğer basit bir hataya; hızlı yemek yemek ve çiğnemeden lokmaları yutmak. -Fark etmeden çok hızlı yemek yiyoruz. Onun yerine tatlı tatlı çiğneyerek, yemeğin tadını alarak yemek yersek midemiz mutlu olur ve yediklerimizin sindirimi daha kolay olacağın...

Gerçek buz gibi*

"....Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz, saygıyı boş zamanlarımızda kokteylle sevimli bir metres arasına koyabiliriz. Bizi bir şeye yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse belleğimiz zayıftır. dostlarımızda sevdiğimiz, taze ölüdür, acılı ölü, heyecanımız, eninde sonunda kendimizdir! "  Bu satırlarında acımasız gerçeği buz gibi yüzümüze vurmuş Albert CAMUS - Düşüş adlı eserinde. Kanım dondu okurken. Sahi ölülere olan bu saygımız nereden geliyor, dirisine saygımız yokken? Haksızlığa uğramış bir insanın hakkını ölü...