Ana içeriğe atla

YENİ KEŞİF: KOBO !!



Kitap okumanın daha zevkli, daha kolay ve yeni tarzından bahsedeceğim sizlere..

Her  gün en az 15 dakikamı kitap okumaya ayırıyorum bunu yaparken de Kobo'm bana eşlik ediyor.


Eğer ofise erken geldiysem sabah kahvem ile beraber kitap okumayı artık  çok daha fazla seviyorum






Kobo ile ben de yeni tanıştım. Yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum. Oldukça mutluyum. Çok hafif olduğu ve neredeyse her çantama sığabildiği için yanımdan hiç ayırmıyorum.

Kullanımı oldukça basit ve rahat. e-kitapları kobonun kendi sitesinden, D&R'dan satın alabileceğiniz gibi internet üzerinden ücretsiz olarak bir çoğuna ulaşabilirsiniz.

Gözlerinizi normal bir kitaptan daha çok yormuyor. Alışma süreci sadece 15 dakikanızı alıcaktır.







Benim kulladığım kobo aura. Daha pahalısına veya daha donanımlısına ihtyaç duyacağınızı zannetmiyorum.

içerisine 4bin adet kitap alabiliyor. Wi-fi özelliği var. Yazı tipi- aralık - sayfa düzeni gibi özelliklerini kontrol edebiliyorsunuz. Kitaplarınızın içerisine notlar alabiliyorsunuz.




Ayrıca kitapları okuma hızına göre yaklaşık ne kadar süre de okuyabileceğinizi hesaplayabiliyor.

Kitapları okumak ve takip etmek çok kolaylaştı. Ayrıca bir den fazla kitap okuyabiliyorum.

Ek olarak pdf formatında okumaktan hoşlandığım makaleleri de indirip gün içerisinden okuyorum.



Ben çok memnun olduğum için sizlerle de fikirlerimi paylaşmak istedim.

Fiyatı ise oldukça makul hatta promosyonda yakalayabilirseniz çok daha güzel olur.
Sormak istediğiniz bir şey olursa bana e-mail adresimden veya yorumlardan ulaşabilirseniz.

***Onun dışında içerisinde 2050 adet e-kitap bulunan arşivimi bu yazıyı buraya o kadar okuyan, aşağıya yorum bırakan ve beni instagram hesabımdan takip eden 3 takipçim ile paylaşmak istiyorum.***


Sevgiler,


Yorumlar

  1. ben ekrandan kitap okumayı çok sevmiyorum ama o kadar güzel anlatmışsın ki deneyesim geldi canım :)

    YanıtlaSil
  2. Arşivde pek genişmiş bakmak isterdim :) hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…