Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Cidden, ben neredeyim!!! ?

* Anlaşılmayı beklemek ne büyük bir umut. * insanlar kendilerini dinlemek yerine kendilerini anlatıyorlar sürekli, karşısındaki insanla aynı anda duydukları tariflere inanıp o insan olmak için yaşıyorlar sonra. Ben çok öyleyimdir dedikleri tanımlar her durum karşısında nasıl aynı olabilir ki? Ben hiçbir şeyim. Ben durumdan duruma değişkenim. Doğru olan pi sayısı olmak mı? Ben o problemdeki x olmak istesem?  * sonradan konuşmaması gereken ne çok şeyi konuşuyoruz. Sonra ben düşünüyorum. O anları sonradan konuşmak için mi yaşıyoruz acaba?  * bir balonun içindeki hava parçası nereye gideceğini asla bilemez. Ne kadar program yaparsa yapsın… Bir tıkla, bir kuş

Saç Modelleri

Tüm kadınların üzerinde en çok uğraştığı, düşündüğü bir konu varsa oda saçlarıdır. Her zaman söylerim, bir kadının en güzel aksesuarı saçlarıdır. Saçlarınız sizi bakımlı gösterir. Saçlarınız ne kadar cansızsa sizde o kadar cansız gözükürsünüz.  Saçlarınızı boyatmak ise özellikle yanlış tercihler bence kendinize yaptığınız en büyük haksızlık. Bana kalırsa size %100 yakışan renk, doğal saç renginizdir.  Saçlarımızın güzel gözükmesinin ilk adımı tabii ki sağlıklı, canlı olmasıdır. Fakat bu konuyu daha sonralara sakladım. Bugün saçlarımızın modelini doğru seçip seçmediğimize karar verelim. Eğer yaşınız 20 li yaşlara geldiyse atık kendinize yakışan modeli ya da modelleri biliyorsunuzdur. Kendinize yakışmayan saç modelini kullanmamaya dikkat edin. Bu durum sizi olduğunuzdan farklı gösterebilir. Daha büyük bir yüzünüz varmış gibi ya da olduğundan geniş alnınız. Öncelikle yüz tipimizi belirlememiz gerekiyor. Peki yüz şekli nasıl belirlenir?  Yüz şeklini ...

Ne var, Ne yok ?

   Kozmetik takıntımdan, mağazalara pek uğramaz oldum. Varsa yoksa allıklar, rujlar, farlar... Ama koleksiyonumu tamamladığımı ve gözümün doyduğunu hissetmeye başladığımdan beri tekrardan mağazaların yolunu tutmaya başladım.    Ben yokken neler olmuş böyle diyerek bu senenin hitlerine bakındım.  İlk göze çarpanlar ne dersiniz? -Deri detaylar hatta sadece deri parçalar. Deri denildiğinde aklınıza sadece siyah gelmesin, lütfen. Haki yeşili ve bordo renk de deri için harika iki seçenek. -Ve kürkler, kürk detaylı montlar kısa bir süre ortadan kaybolmuş olsa da yine geri döndü. *Şimdiye kadar bahsettiklerim benim dolabımda kendilerine çok fazla yer bulamıyor. Devam edecek olursak; -Tunikler şahane olmamış mı? Deri taytlarla kombinlemek, mat kumaş taytlardan çok daha şık olmuş. En sevindiğim şey ise kısa kazakların yavaş yavaş kaybolması. Çünkü yüksek bel pantolon ve kısa kazak kombinleri çok nadir kızlarımıza yakışıyordu. Evet! Sen,...

Düşünmeden edemiyorum

Birini bir kere sevmen sonsuza dek seveceğin anlamına gelmiyor. Ne tuhaf, insan her sevdiği insan hep hayatında kalacak sanıyor, ama sonra birileri ölüyor. Birileri gidiyor, sen gidiyorsun. Birileri hayatından çıkıyor, birilerini hayatından çıkarıyorsun. Hayat boşlukta asılı kalıyor. Anıların kalıyor. Yaşadıkların cebinde kalıyor. Bitiyor.  Aslında hiçbir şey olmuyor.  Ne sen gerçeksin, ne yaşadıkların gerçek. Aklın sana oyunlar oynuyor.  Aslında kimse yok. Her yerde, her kimleysen, yalnızsın. * Dün sabaha karşı kendimle konuştum,  Ben hep kendime çıkan bir yokuştum,  Yokuşun başında bir düşman vardı,  Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum.  Özdemir Asaf. Dinlemeye Devam.

Vay Halimize

Son zamanlarda ne çok duydunuz değil mi? Duygusal blokajlar, duygu düğümleri, geçmiş yaşam enerjileri, nefes terapisi vs vs…  En yakınınızdaki kitapçıya girin çok satanlar bölümü varsa ne ala, bir göz atın çok satanlara… Tamamı yenilenme, duyguları dönüştürme ile ilgili kitaplar. İlk onda üç tane roman görebilirseniz ne ala. Evet, bir şeyler oluyor.  Farkedene… Farketmeyenlerde cehaletin getirdiği mutluluk var belki de. Ama farkedenler biraz mutsuz son günlerde.  Bir şeyler oluyor çünkü. İçimizde balon gibi şişen bir mutsuzluk var ve arınmak için format atmak istiyoruz her şeye. *

Güzellik

Dudak Bakımı Güzellik konusunda yazıları hep es geçtim nedense. Dedim - zaten bir sürü blog, bir sürü youtube kanalı mevcut- fakat içimdeki süslü kızı susturamayıp, en sonunda bende minik bir yazı oluşturmaya karar verdim.    Malum kış ayındayız ve ben kışa bayılırım. Hoş bütün mevsimlere bayılırım. Her neyse konumuz şu; kış aylarında çatlayan dudaklar. Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz veya bu durum oluşmadan nasıl engelleyebiliriz?   En basit yöntem; diş fırçamızla dudağımızın üstündeki ölü deriyi temizleyebiliriz (peeling). İkinci bir yöntem ise türk kahvesinin telvesi ile peeling yapabilirsiniz. Bunu da beğenmediyseniz bal ile toz şekeri karıştırıp peeling yapabilirsiniz  Daha sonra lip balm uygulamalıyız.  Lip balm seçerken içerisinde paraben içermemesine (mümkünse her üründe) dikkat edelim.   Gün içerisinde su içmeye özen göstermeye çalışın.  Su her şeydir bunu unutmayın.  Dudak yalama alışkanlığınız varsa dudak çatlama...

Bugün bi tuzak, yarın çok uzak, dünü hatırlamam Yasak!

Kimseyi tanımamış, hiç kazık yememiş, hiç ağlamamış, hiç üzülmemişsin gibi yeni baştan başlıyor her şey bir anda. Aynı şarkıları dinleyip, aynı karın ağrısını çekip, hiç tanımıyormuş gibi o duyguyu, “Bu da nesi?” diyorsun. 3 çocuğu olduğu için hamile olduğunu şıp diye anlayan kadınlar gibi. Bir filmde görmüştüm. Yüzünde o geri zekalı gülümsemen, tutmayan uykular, uç uca eklenen şarkılar, eklemlerini sızlatan çarpıntı. Hoş geldin. Biraz otur, kahve yapayım.