Ana içeriğe atla

3. Öğrenci Araştırma Günleri


3. Öğrenci Araştırma Günleri




Sonunda ben geldim!!! Ne sandınız ? "bi hevesti onunki geçti gitti" mi dediniz? Ne ayıp !!

Ne yalan söyleyeyim, ipin ucunu kaçırınca zor toparlanıyorum..
Zorlu geçen günlerden sonra bu akşam sakin bir akşam geçireceğim. Sakin akşamımı da blog yazısı ile süsleyeceğim.

  Geçtiğimiz günlerde sizlere daha önce >>şu yazımda<< bahsettiğim raporumuzu sunduk. Araştırma ve uygulama aşaması ne kadar zor olduysa sunum bi o kadar kolay ve rahat geçti. Sunum için hazırladığımız video teknik arıza nedeniyle açılmadı. Şaşırmadım tabii -Satürn etkisi-. Aksiliklerim ve ben epey bütünleştik bu aralar. 
Bölümüm ile böyle bir organizasyona ilk kez katıldım. Keyif de aldım.

 Açıkçası diğer gruplar daha detaylı sunumlar yaptılar. Fakat yeterli ilgiyi toplayamadılar. Biz sahneye 2. grup olarak çıktığımızdan mı, bilemiyorum ama ilgi gördük. Tabii bu ilgi sunum anında öğretim üyeleri  ve araştırma görevlilerinin verdikleri puanlara da büyük oranda yansıdı. Bu puanlama anketleri, sunum başlamadan önce dağıtıldı ve sunum sonunda toplandı. Yanlış hatırlamıyorsam 6 sunum oldu. Çoğunu beğendim fakat aklımda yer eden kısımlar ise ; kadına şiddet adlı sunum için öğrencilerin kendi fotografları ile hazırladıkları video ve dizilerin hayatımızdaki etkisiyle ilgili sunum..

 Bu bahsettiğim değerlendirme anketlerinin sonucu organizasyon sonunda açıklandı. 
Vee evet biz birinci olduk :) Alttaki fotoğrafta 1. olduğumuz için verilen başarı sertifikalarımız var ellerimizde. 


(anlayamadığım bir şekilde fotoğrafları yüklerken kalitesi düşüyor)-Yine aksilik üstüne aksilik -

Sunumumuzda ara verilindiğinde müzik dinletileri dahi oldu. Oldukça keyifliydi. Bölümümüzde yetenekli arkadaşlarımız var. 







Sunum ile ilgili biraz bilgiler versem fena olmaz değil mi?

Mesela ülkemizde haftalık pazar alışverişini tam olarak karşılayamayan kısım %42 lik bir kısım. 
Daha pazar alışverişini karşılayamayan %42 lik kısım varken yine büyük bir oranda pazarları çağ dışı bulan ve semt pazarlarına tenezzül etmeyen %25 lik bir kısım var. 

Burada bile ülkemizdeki sosyal ekonomik durumun nasıl orantısız dağıldığını görebiliyoruz.

Ayrıca semt pazarlarındaki tezgah kiralarının arttırılması düşünülüyor. Bu da sebze ve meyve fiyatlarını doğrudan etkileyecek. Az önce bahsettiğim %42 lik kısım hiç düşünülmüyor..

Ayrıca insanlara neden semt pazarlarını tercih ettiklerini sorduğumuz zaman %65 oranında "sağlıklı ve taze ürün bulabilmek için" cevabını aldık.
O halde sağlıklı ve taze olduğuna emin misiniz? diye sorduğumuz zaman %74 oranında bilmediklerini söylediler. Sizce de ironik değil mi?
Sağlıklı ve taze ürün almaya gidiyorsunuz ama sağlıklı ve taze olduklarından emin değilsiniz..


İşte bu sebeple artık tezgahların görünen yerlerinde gıda denetim sertifikaları asılı olacak.
İşte sunumuz böyle devam ediyor ..

Sizler için minicik oldukça amatör bir video hazırladım.
-ÇOK AMATÖR-




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…