Ana içeriğe atla

Kayıtlar

blogger etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Blog Sayfanızı Kişiselleştirin

     Kaç gündür blog temasıyla uğraşıyorum. Blog sayfamı 3 aydır kullanıyorum ve hala bir temaya tam olarak karar vermiş değilim. Aklımda bir şeyler var fakat hazır temalar dört dörtlük o aklımdaki kalıba uymuyor. Tekrardan kodlarını düzenlemek gerekiyor. Tabii ben de o konuda çok bilgili değilim. Bir harfi bile eksik girince tema bozuluyor. Şimdilik blogumda gördüğünüz temayı kullanmaya karar verdim. Beğendiğim birkaç temayı da kaydettim. İleriki zamanlarda düzenleyeceğim. Bu konu ile ilgilenirken şahane bir internet sayfasına denk geldim . Ancak internet sayfasını sizinle paylaşmadan önce tema değiştirme işlemini nasıl yapıyoruz sizlere anlatmak istiyorum. Blogger Teması Nasıl Değiştirilir ? Öncelikle blogger'ın kendine özel temalar hazır temaları vardır. Hepimiz onları kolaylıkla seçip, keyfimize  göre ayarlayabiliyoruz. - Peki varsayılan temaları nasıl değiştireceğiz? Blogumuzu yönettiğimiz sayfayı açıyoruz. (Yukarıda yardımcı görseli ...

Bugün bi tuzak, yarın çok uzak, dünü hatırlamam Yasak!

Kimseyi tanımamış, hiç kazık yememiş, hiç ağlamamış, hiç üzülmemişsin gibi yeni baştan başlıyor her şey bir anda. Aynı şarkıları dinleyip, aynı karın ağrısını çekip, hiç tanımıyormuş gibi o duyguyu, “Bu da nesi?” diyorsun. 3 çocuğu olduğu için hamile olduğunu şıp diye anlayan kadınlar gibi. Bir filmde görmüştüm. Yüzünde o geri zekalı gülümsemen, tutmayan uykular, uç uca eklenen şarkılar, eklemlerini sızlatan çarpıntı. Hoş geldin. Biraz otur, kahve yapayım.

Okur Yazar

Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmakla birlikte bazı yönlerden de malesef gerileyen bir ülke. Teknoloji ilerledikçe okuma oranı düştü ülkemizde. Etrafımızda ne kadar istemesekte kitap okumayan kitle mevcut. Üstüne üstlük bu kitle okumadığını söyleyip, bunu savunabiliyor. Oldukça üzücü. Kitap okumayı haydi gelin bir kenara koyalım. Peki dergi okuyor muyuz? "Hayır, malesef". Ülkemizde dergi okuma oranı kitap okuma oranından daha düşük.Aksine ülkemizde kaliteli dergiler yayınlanıyor . Neden şans vermiyoruz ? Dergi okumanın tadına varabilecekken bunu neden yapmıyoruz? Bazılarınızın "Dergi mi? İçlerinde reklamdan başka ne var ? " dediğini duyar gibiyim. Evet haklısınız  ama bu yargımızı genellememekte fayda var.  Bana kalırsa herkesin yayınlanması için sabırsızlıkla beklediği bir veya daha fazla dergisi olmalı.  Benim gibi düşünüp hangi dergileri takip edeceğine karar veremeyenler için birkaç öneride bulunmaya karar verdim. Hem kendi takip ettiklerime, he...

"O"

Çok duygusal olmamak lazım. Anlam yüklemek konusunda uzman ya kadın. Adamı gördüğü ilk anı çok ama çok net hatırlıyor. İlk aklından geçenleri. Sonra inanılmaz bir hikaye yazıyor zaman. Adamın dibinde oluyor kadın, adam kendi ayaklarıyla geliyor. Şahane filan değil, aşk değil, tutku değil. Öylesine belki de. Ama öyle güçlü ki demek ki hikayenin başladığı o ilk an. Şimdi gelişme kısmının cümlelerini yazıyor yazar. Düğüm olacak bir yerde, okuyucu heyecanlansın diye. Sonra SON. Bakalım nasıl bi son…  Ama o ilk an! TIK TIK

Yarım kalan rüyalar kadar

İstemeyerek çıkıyorsun yataktan, rüyaların yarım kalıyor, yani hayat böyle bir şey; herkesin yapması gereken işleri var. Koşması, yetişmesi gereken, mutsuz - uykulu suratlarla binmesi gereken otobüsleri var. Bu sabah mutlu uyanmadım. Annem odama girip çok soğuk dediğinde sanki kar kafama yağmış gibi hissediyordum çoktandır. Yetişmem gereken yerler var, sizin de öyle.  Günaydın. * . bunu dinlesenize,   bir tıkla bir kuş

Kahve Keyfi

   Bu aralar kime sorsak kahve içmeyi seviyor öyle değil mi? Peki kahve keyfini biraz daha yukarılara taşımaya ne dersiniz? Kafelerde , kahve dükkanlarında içtiğimiz kahve keyfini, evimizde yaşamaya ne dersiniz? -Öncelikle evinde kahve makinesi olmayanlar, kahve makinesine ihtiyacı olmayanlar için küçük ipuçları verelim.     - Bu uygulama benim çok küçük yaşlarımda öğrendiğim bir şey. İstediğiniz kadar kahveyi (nescafe, jacobs vs) , esmer şeker (tercihen) bunları fincanımıza koyduktan sonra içerisine bir damla su damlatıyoruz ve başlıyoruz çay kaşığı ile karıştırmaya sonra bir damladan biraz daha fazla su (işte ayarlayın siz onu) köpürüne kadar karıştırıyoruz. Bu işlem 3-5 dk sürüyor. Üstüne sıcak su ve biraz yağsız süt koyduğunuzda cappuccino hazır oluyor. Yine tercihen üzerine tarçın serpebilirsiniz. Kahve ve tarçın gerçekten dayanılmaz oluyor. -Gelelim kahve makinesi olan evlerimiz için minik ipuçlarına.  Öncelikle kullandığımı...

Kızıl bir Okyanus gibi

Eğer kapıyı açıp “İçeri buyur” dediğimde içeriye girmek seni korkutacaksa, kendinden emin        bir şekilde atamayacaksan kirişten içeriye ilk adımını kapımı çalma sakın! Oturduğun koltukta aklında başka bir şey yapmanın heyecanı olacaksa, pencereden giren güneş benim gözlerimi kamaştırdığı kadar kamaştırmayacaksa gözlerini, sehpanın üzerine koyduğum kahvenin tadı sana acı gelecek ama sen yine de “Çok güzel olmuş eline sağlık” diyeceksen, duvardaki fotoğraflar sana merak ettirmeyecekse nereden geldiğimi, mutfaktaki garip ses beni tedirgin ettiği kadar etmeyecekse seni tedirgin, yahut önemsemeyeceksen halıya düşen kırıntıları, akşam ne yiyeceğimiz konusu benim umurumda olduğu kadar senin umurunda olmayacaksa, “Neden geldim buraya ”  diye soracaksan kendine ben sana cümleler kurarken ve açıkça söyleyemeyeceksen “Geldim ama beklediğim bu değildi” diye, masanın üzerine serdiğim çiçekli örtünün deseni hatırlatmayacaksa sana çocukluğundaki piknikleri, gü...

İronik Anekdotlar

-Her şeyin manasız olması ve her detayın çok manalı olmasının arasındaki çizgide yaşıyorum bu sıralar.
 -
Kavramlara genişleterek düşünüyorum pek çok şeyi kalbime yük olmasın diye. Çünkü kavramsal olarak düşünmek daha kolay. Komşunun kızından bahseder gibi bahsedebiliyorsun aslında seni etkileyen şeyden.  
-
Gerçi kendisiyle ilgili 3. tekil şahısla konuşan insanlardan falan da nefret ederim. neyse.  
-
Mesela, teoman’ın işbu şarkısını dinliyordum, “kıskançlık, bu zayıflık anında” sözlerine takıldım sonra, hani kıskançlık mı zayıf hissettiriyor, yoksa zaten zayıfken mi vuruyor sol kroşeyi? Acı yok rocky diyecek kadar da tahammülüm yok aslında bu sıralar hiçbir şeye. Her şey sağ yanımdan ağır ağır seyretsin istiyorum
. Ama olmuyor. Bozuksa tamirciyi bekleyeceğine müdahale et diye düşünen, kaloriferi bile tamir eden bir kadın büyüttü beni. Dürtmeden, ittirmeden, konuşmadan, aksiyon almadan yaşayamıyorum. -Tam karşında duran bir arkadaşın seni hayal kırıklığına u...

Kadın Çantası

Kadınların kafasının içini çantalarına benzetiyorum. Daha doğrusu, paralellik kuruyorum aralarında. Hani içinde dünyada lazım olacak olmayacak her şeyi toplayan çantalara sahip kadınlar vardır. Bir de portföyüyle sokağa çıkanlar. Biri temkinli, tedbirli, aman ayakkabı ayağımı vurur yarabandı atayım içine, başıma ağrı girer şu ağrı kesici de eksik kalmasın, kitabımı da alayım bir yerde okurum, telefonumun şarj aletini aman unutmayayım kadınları. Bir de bunların hepsini eczaneden, bakkaldan kitapçıdan, telefoncudan temin edenler var. Biri iyi diğeri kötü değil bunların. Bazı günler başka çanta bazı günler başka çanta aldığımız da oluyor. ama kesin birini daha çok kullanıyoruz. Galiba bir kadını anlamak için çantasına da bir bakmak lazım. * dinlesenize ; tık tık

Hayat bir zamanlama sorunsalıdır

   Sen 18 yaşındayken sana hayatını değiştirecek kitabı verebilirim. Ama sen gençliğinin hızı ve hevesiyle sayfalarını atlayarak okur, kaçırırsın okuman gereken cümleleri. Sonra 35 yaşına geldiğinde okuduğunda ancak ağır ağır, okuyabilirsin hayatını değiştirecek cümleyi. Sınavlara hazırlanırken mesela asla bilemezsin okuduğun mesleği sevip sevmeyeceğini. 40 yaşında istifa edip, çiftçi olmaya karar verebilirsin o yüzden. O yaşta ancak anlarsın yanlış olduğunu bir şeyin. Kaç yılında yılın hangi ayında, hangi gününde doğduğun, bir yoldan saat kaçta geçtiğin, evden, işten, okuldan kaçta çıktığındadır sorun. Aşk da böyledir. Kiminle karşılaştığın değil, ne zaman karşılaştığın önemlidir. Birbirinizin hayatları kesişir ama hanginiz ipin neresine hangi an geleceksiniz bilinmez. Ki bazen O’nunla karşılaştığında bilirsin bunu. Ama başkası daha önemlidir o anda. Aklına yıllar sonra tekrar düşüp aradığında bu kez onun hayatında başka biri önem taşır. Hayat koluna taktığın saati...

Popüler Kültür

          Bugün sizlerle günümüzde oldukça yaygınlaşan youtuber , vlogger , instablogger, viner ve blogger'lar hakkında konuşmak istiyorum. Eski yıllarda bundan bir 10 yıl öncesinden bahsediyorum teknoloji bu kadar yaygın değildi, biliyorsunuz. Telefonunuzdan bu kadar kaliteli video veya fotoğraf çekemiyorduk. Şimdilerde insanlar bunları oldukça fazla ve verimli kullanabiliyor. Herneyse gelmek istediğim yer artık insanlar bu sosyal ağları iş alanı olarak kullanmaya başladı ve yeni kapılar açıldı. Güzel de oldu bence ama başarabilene tabii. Yoksa bu kocaman havuzda kaybolup gidiyorsun. Ve tabii illa iş olarak görmeyenler hobi olarak yapan birçok insan var.  * Uzun yıllardır takip ettiğim blogger Nil Ertürk gerçekten kaliteli bir blog sahibiydi kendisi. Hala öyle fakat daha reklam reklam kokan bir blog (site) şu an. En azından ben öyle düşünüyorum. nilerturk.net Moda üzerine kurulu blogunda harika kombinler oluşturuyor. Herkesin k...

Spora zaman yaratın

     Herkesin ortak isteği değil midir formda kalmak. Fazlalıklarından memnun olan insanlar var mıdır acaba merak ediyorum. Bence YOK. Ben memnunum diyense fazlalıklarını veremeyen, bunu yapmak için zamanı ya da hırsı olmayan insanlardır. Onlarıda takdir ediyorum. Bir şekilde bu hallerinden memnunlar ama eminim sihirli değnekleri olsa kendilerini forma sokarlar. Hayır böyle kalıcam demezler.   Konumuza dönecek olursak evet formda kalmak istiyoruz fakat bunun için yeteri kadar çaba gösteriyor muyuz? Kendi adıma söylüyorum kesinlikle hayır. Tek yaptığım yemek yemeği biraz ertelemek belki biraz yürümek, arada başlayıp bıraktığım spor aktivitelerini saymak bile istemiyorum.   Sonuç olarak inanıyorum ki bir çok kişi erkek ya da kadın fark etmez aynı durumdayız. Şimdi herkesin çok kolaylıkla yapabileceği bir egzersizle tanıştırıyorum sizleri.    Haydi !!  Güne Merhaba Egzersizine başlayalım. SABAH ESNEMESİ  Yatakta bağdaş kurarak ...

Uygulama Haberi

           Size sürekli kullandığım bir uygulamadan bahsetmek istiyorum. Müzik uygulaması olup son zamanlarda oldukça popüler ve benim edindiğim en iyi uygulama.   Ios ve android işlemcili telefonlara rahatlıkla indirebilirsiniz. Çevrimdışı çalma özelliği ile kalbimi fethetti. Arşivi oldukça zengin aradığınız hemen hemen her parçayı buluyorsunuz. Ayrıca bir çok liste hazırlamış kendi bünyesinde. Hızlı, slow, rap, jazz, classic hepsi var. Benim favorimse modunuza göre çalabildiğiniz listeler. Kendi çalma listelerinizi oluşturabiliyor bu listeleri arkadaşlarınızla paylaşabiliyorsınuz ve tabii arkadaşlarınızı takip edebiliyorsunuz.  Şimdi gelelim bu güzelliklerini saydığımız uygulama ücretli mi değil mi? Eh tabii ücretli. ( ücretsiz  sınırlı olarak kullanılıyor sanırm ama oda bir süre sonra bitiyor) İlk ay deneme süreci ücretsiz olup beğenmediğiniz takdirde iptalini gerçekleştirebiliyorsunuz. Durum böyle olunca denememek için bir e...