Ana içeriğe atla

Chronicle / Doğaüstü




13 Nisan 2012
2012 - ABD ,   İngiltere
Bilim Kurgu ,   Dram ,   Gerilim ,   Korku ,   Macera
84 Dak.

Şu yukarıda gördüğünüz görsel bana bu filmi izle diye bağırdı resmen. Son zamanlarda moda olan el kamerası ile çekim furyası bu filmde de karşımıza çıkıyor. Filmin senaryosu oldukça iyi fakat düşük bütçesinden midir bilinmez (bütçe düşük mü onu da bilmiyorum) konu iyi olsa da bazı yerlerini bağlayamamışlar. Bu yerler göze oldukça batıyor. Filmi aşağılara çekiyor. Benim takıldığım diğer bir nokta sağlam başlangıç ve gelişmenin beklenen bir finale giderken anlatımın gittikçe zayıflaması ve ticari film havasına bürünmesi. Finalin beklenilir olması ve bunun ticari ve türbüne yönelik anlatılması filmin puanını düşürüyor. Yinede ilginç konusu, kaliteli çekimleri ve normalden bir adım ilerde oyunculukları ile izlemeye değer özgün bir yapım olmuş. Eklemeden de geçmeyeyim, bu senaryoyu daha iyi bir yönetmen ve iyi oyuncularla tekrar ekrana taşımalılar. 

-FRAGMAN için TIK TIK-


Filmin konusunu kısaca anlatmak gerekirse, 3 arkadaş gizemli bir olay yaşıyor ve olayın sonucunda telekinezi gücü kazanıyorlar. Kişilikleri farklı olan bu 3 arkadaş güçlerini farklı yönlerde kullanmaya karar verince işler değişiyor. Böyle minik bir şekilde anlatayım da hiç ipucu vermeyeyim. 

Film 3 farklı karakteri göz önüne sermiş. Biri oldukça popüler herkesin arkadaş olmak isteyeceği biri. ( Bu karakteri zenci bir arkadaşımız üstlenmiş. Bu ayrıntı neden benim dikkatimi çekti bilmiyorum. Genelde popüler çocuklar zenci olmazlar da ondan. Bu güzel olmuş. Irkçılığa direniş gibi.) Yine de kendi içinde sorunları var sanırım bu kısımında da kimse mükemmel değildir demek istemişler.  (tabii ki şaka yapıyorum) Her neyse, gelelimi 2. karaktere yani dünyanın bize empoze etmeye çalıştığı şeylerden kaçan biridir. İnsanları seven , yardımsever ve bunların yanında da oldukça zeki biridir. Bu karakter sanırım bizlere en basitinden bencil olmamayı gösteriyor. Gelelim son karaktere hayatın getirdiği olaylar sonucunda hırcınlaşan, öfkesini içine akıtmış bir genç. Öfkesini kontrol edebildiği kadar iyi olabilen biridir. İçindeki iyilik ve kötülük savaş veriyor.

(Bu tür içinde yeni olduğum için basit anlattığımın farkındayım. İleride kendimi geliştireceğimden hiç şüpheniz olmasın.)

Kısacası zaman geçirmek için ideal bir film. İzlersin sıkılmadan öyle diyeyim.  Film sonunda da "vay be ne güzel film idi" demezsin ama . Aklınızda olsun izleyin millet..






*
Sinema bölümüne yeni bir soluk daha getirdim; tek tek film incelemesi yapıyorum. Merak ettiğiniz bir film varsa yorum olarak yazmayı unutmayın. İncelemesini seve seve yapabilirim.
Ayrıca "bunu mutlaka izle" dediğiniz bir film varsa  yine yorumlarda görmek isterim .
Veee Çekiliş anketim hala devam ediyor. Oy vermeyen kaldı mı?







Yorumlar

  1. Merhaba, iade-i ziyarete geldim, takibe aldım hemencecik. Film-Dizi izlemeye bayılırım. Bunu izlememiştim hemen listeme ekledim ve daha epey ekliceklerim var galiba, görüşmek üzere sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum :) İzlerken keyifli vakit geçiriceğinize inanıyorum :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…