Ana içeriğe atla

Korku Yıllığı


 Merhabalar
Film arşivi serisine korku filmlerini toparlayarak devam ediyorum. Korku filmlerini çok seviyorum. Geceleri çok rahat uyuyamasam da izlemeden duramıyorum. Türk korku filmlerini sevdiğimi asla söyleyemem. Neden mi sevmiyorum? Dinimizi korkutmak amaçlı sömürdüklerini düşünüyorum. Gerçekçi olması için ayetlerden yola çıkıyorlar ve evet oldukça gerçekçi oluyorlar. Bu da insanın kanını donduruyor. Biraz da (bana kalırsa) dinden insanı soğutuyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Bana yazarsanız sevinirim.
Gel gelelim benim sevdiğim korku filmlerinde genelde geçmişten gelen bir hikaye oluyor. Geçmişte yaşanan olayların günümüzde insanları etkilemesi üzerine kurulan filmleri seviyorum. Özellikle sağlam bir konusu varsa ve geçmişle geleceği güzel bağlamışsa değmeyin keyfime. 
Şu zamana kadar yayınladığım film arşivi serilerimde en sevdiğim korku filmlerine yer vermiştim. Onlara da şuradan ulaşabilirsiniz. -TIK -TIK .
 Lafı fazla uzatmadan başlayayım.

UÇUŞ 7500 / 7500


Bu filmi arkadaşımla sinemada izlemiştik. Açıkcası başka bir film için gitmiştik fakat bir olay yaşadık sonucunda bu filmi tercih etmek zorunda kaldık. Film başlamadan önce en ufak bir fikrimiz yoktu. Fragmanı izlemeyi geçtim, adını bile ilk kez duyduğum bir filmi izleyecektim. Korku filmi olduğunu tahmin edemeyecek kadar da gergindim ( yaşadığımız olay yüzünden) . Film bir başladı , başladığı gibi de bitti. Yani heyecan , gizem hiç bitmedi. Gece uykunuzu kaçıracak ya da kapı gıcırtısına tırsmanızı sağlayacak bir film değil. Keyifli vakit geçirirken hem gerilecek hem de ne olduğunu çözmeye çalışacaksınız. Şiddetle tavsiye ediyorum. 



Not: Türk korku filmlerini sevmediğim kadar amatör kamera ile çekilmiş filmleri de sevmiyorum. O yüzden o türe de yer veremeyeceğim.

HAYALETLİ EV / HAUNTER


Klasik korku filmlerden farklı bir işleyişi var. Tamam çok akıcı diyemeyeceğim ama merak uyandırdığı bir gerçek. Bu filmin alt metninde herkesin kişisel bir cehennemi olabileceğine değinilmiş. Gizemli ve sürükleyici filmleri sevenler kaçırmasın..

EVDEKİ DÜŞMAN / ORPHAN



İnanılmaz!! Korku filmi olarak geçmiyor fakat bence korkutucu. Öyle uykularınızı kaçıracak cinsten değil tabii ki. İçindeki olayı yaşamak korkutucu. Benden size net tavsiye, seveceksiniz. 

MEZARINA TÜKÜRECEĞİM 2 / I SPIT ON YOUR GRAVE 2



Bu filmi pek beğendiğimi söyleyemem fakat sadece kendi zevkime yer vermemek adına bu filmi de sizlere hatırlatmak istiyorum. Gerçek hayatta olan şiddeti belki abartarak belki abartmayarak gözler önüne seriyor. Belki diyorum, çünkü bu tür olaylar bir yerlerde birilerinin başına geliyordur, bilemiyoruz. Ben açıkcası duygulanarak izledim. Sinirlenerek izledim. Gerildim de. Hayatın farklı bir yüzünü gösteren bu filmi bi cesaret izleyin derim.


-Sonlara doğru yaklaşırken korku unsurunu iyice yükseltelim mi ne dersiniz? Bu kısımdan sonrasını korku filmilerinden çok etkilenenler izlemesinler. (!)

LANET / SINISTER




Klasik bir korku filmi değil.Gerçekten de etkileyici ve güzel bir senaryo çerçevesinde film ilerliyor.  Oyuncular ve mekan da gayet başarılıydı. 

KORKU SEANSI / THE CONJURING




Son yılların en iyi korku filmlerinden biri. Başından sonuna kadar hikayesiyle,müzikleriyle ve heyecanıyla sarıp sarmalıyor insanı.Bu filme korkmadım diyen insan daha nasıl bir şey bekliyor anlamak zor ben 24 yıldır korku filmi hastasıyım bu filmi en iyi 5 arasına koyarım..

Ruhlar Bölgesi'nden çok daha iyi, Halka ve Sinister seviyelerinde bir film.Ayrıca James Wan'ın önceki korku filmi Ölüm Sessizliği'nden de daha iyi.

Son 5 yılda çekilmiş, 2 tane iyi korku filmi arıyorsanız Sinister ve Conjuring'dir.


*
Şimdilik burada bitiriyorum. En süperlerini seçmediğimin farkındayım. Yakın dönemlerde vizyona girmiş filmlere yer vermek istedim. En eski tarih 2009 yılında vizyona girmiş "ORPHAN" bu filme, yeni izlediğim ve etkisinde kaldığım için yer vermek istedim. Umarım beğenmişsindir. 
Şimdilik Hoşça Kalın.. 
Photobucket


Yorumlar

  1. Orphan, türüne göre gerçekten çok zeki, başarılı bir film. En sevdiklerimden ve herkese tavsiye ettiklerimden.
    I spit on your grave in ilk filmin izlemiştim. Ve başucu filmlerimden biri. Tiksindirici ögelerin yanında, bu türde izlediğim en farklı filmdi. Ama lanet olsun ki, özellikle ülkemizde utandığımız karelerden başkası değil izlediklerimiz.
    The conjuring'e şapka çıkarıyorum. Hep böyle filmler çekilsin. Oldukça kaliteliydi.
    Diğer filmleri de listeye aldım.
    Dini karıştıran ülkemiz korku filmleri hakkındaki yorumlarına katılıyorum ama çok fena da korkutuyolar. Zamanında ses olan yerde çalışamayan ben 1 hafta kapımı kapatmadan ders çalışmıştım :D
    Keyifli seyirler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Türk korku filmleri gerçekten psikoloji bozacak kadar korkutucu oluyor. Özellikle o aniden çıkan çirkin suratlar :( .
      Umarım diğer filmleri de izlerken en az benim kadar keyif alırsınız :):)

      Sil
  2. Merhaba, bloğunuzu yeni keşfettim ve hemen takibe aldım. Bana da beklerim ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz :) Hemen ziyaret edeceğim :)

      Sil
  3. 7500 filmini izledim. Aynen dediğin gibi, film bi başladı hoop bitti. Ve sonu hiç tahmin edemeyeceğim şekilde bitti. Biraz ters köşe oldum :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…