Ana içeriğe atla

1-2-3 Kayıt !























Merhaba Millet..

Az önce bir video izledim onun üzerine hemen blog sayfamı açtım.
Tatlı mı tatlı Selin'in Youtube kanalında paylaştığı bir videodan bahsedeceğim.
Onun videosunun altına kısacık yorumumda bahsedemediğim hislerimi sizlere anlatacağım.

Öncelikle sizlerin eğer zamanınız varsa videoyu ( ---TIK---  ) izlemenizi rica edeceğim. En azından atlayarak bile izleseniz olayı anlarsanız, atlamazsanız pek iyi olur aslında. İzlemezseniz de anlatacaklarımdan olayı anlayabilirsiniz. NEYSEE siz bilirsiniz ama izleyin bence.


Gelelim yine ülkemde olmayan ve bence asla olamayacak bir uygulamanın yurt dışında gerçekleşiyor olmasına.

Saçları 20 cm den uzun olan kişiler saçlarını lösemi kardeşlerine peruk yapılması üzere gönderiyor. Bu hem oldukça manevi hem yararlı bir uygulama. Düşünebiliyor musunuz? Birisi sizin için saçlarını kestirip yolluyor.

Lösemi çocukların sevgiye öyle çok ihtiyaçları var ki. Hayata tutunabilmeleri için dünyadaki tüm sevgiye ihtiyaçları var neredeyse.

İşte Selin bu bağışını Youtube kanalında paylaşmış. Selin 16 yaşında ama mayıs ayında 17 olacakmış.
Heyecanı, mutluluğu hatta saçlarının kesilirken yaşadığı bi anlık üzüntüsü hepsi bu videonun içinde.

Beni oldukça etkiledi.

Kendimi sorguladım hemen. Birisi gelip " Haydi saçlarını keselim ben de onları peruk yapayım" dese. Yapabilir miydim?
Neden yapamayayım ki?
Ya o kısacık saçlar bana yakışmazsa?
Olsun varsın yakışmasın, bir kardeşim mutlu olacak daha değerli değil ya.
Ya alışamazsam? Ne alakası var kızım her şeye alışır insanoğlu.
Yine uzayacak ne olsa, varsın uzamasın yine de kestirirdim saçlarımı .
İşte böyle de kendi kendime düşüncelere daldım..

Bu arada ülkemizde bu uygulama neden olmaz ? Ona biraz değineyim. Lösemi kardeşlerimizin paraya ihtiyaçları var . İhtiyaçları bizim ülkemizin şartlarında karşılanamıyor. Böyle bir durumda döküldüğü için kesilen saçlarına üzülemiyorlar diyemem üzülüyorlar tabii ama önem sırası böyle gitmiyor.. Şimdi sevgi onları hayata döndürmez mi? Döndürür elbet.

Sevgini saçlarını yollayarak değil imkanlarını onlara sunarak göstermeniz en azından bizim ülkemizde daha mantıklı bir hal alıyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk çekilişi baş-la-tı-yo-rum..

Şunun sevimliliğini görüyor musunuz? Bu tatlı mı tatlı panda ile birlikte mutlulukla  ilk çekilişimi başlatıyoruzzzz.. . Kaç tane çekilişe katıldım vallahi sayamadım. Hiç birini kazanamadım. Ama çekilişin açıklanacağı anı beklemek ve açıklanan isme bakmak epey heyecanlı oluyor. Kazanamamış olsam bile ben bu heyecanı seviyorum. Sizler için yeni bir heyecan başlatıyorum aslında bu süreçte ben daha çok heyecanlı olucam, biliyorum. Mazur görün. Tekrar belirteyim, anket sonucuna göre seçtim hediyeleri. Katılım için de ayrıca teşekkür ederim herkese. Heranyegane'nin ilk çekilişi!! Bence katılın millet. Heranyegane ismini nasıl bulduğumu da anlatıcam sizlere. Arada böyle sohbet yazıları yazıyorum ya onların arasına sıkıştıracağım. HEDİYELER Görsellerini de bu şekilde eklemiş oldum. Umarım kazanan kişi severek okur ve kitabını okurken mum odasına hoş bir hava katar.  * Ayrıca çekilişime minik bir kozmetik kutusu ekleyeceğim. Herkesin gönlü ol...

FİLM ARŞİVİ

  Kaliteli filmler izleyip , harika kitaplar okuyorum sırf bu yüzden bile şanslı olduğumu söyleyebilirim..    İzlediğim filmlerden ise iliklerime kadar etkileniyorum. Bu yüzden korku filmlerini ne denli sevsem de sık sık izleyemiyorum. Mesela Sinister 2   vizyondaymış . İzlesem uykularım kaçıyor izlemesem merak ediyorum. Böyle acı çekiyorum işte.  Bu hafta 2 kez sinemaya gittim . İlkinde Pixels   filmini   izledim. Çok eğlenceli, komik bir film hala vizyonda izlemenizi tavsiye ederim. Sonrasında Kod adı: UNCLE  geliyor. Çok beğendim yine eğlenceli ve aksiyon dolu bir film. Bu filmler hala vizyonda olduğu için pek bir şey yazmak istemiyorum. THE SWITCH - SÜRPRİZ BABA İlla ki IMDb puanı tavan yapmış filmler izlemek zorunda değiliz. Veyahut filmden sonra hayatımızı sorgulayacak fikirler edinmek zorunda değiliz. Bazen sadece vakit geçirmek ve beynimizi boş bırakmaktansa oyalayayım ve eğlendireyim diyebiliriz. Mısırımızı patlatmak yerine...

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

   Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)  Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!   " Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "   diyorum ben :)     Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.   Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara.. ...