Ana içeriğe atla

Dediler ki? Şu iki soruyu sor kendine… Ben kimim? Ve niye geldim? -Bildin mi?



Değil düşünecek yazı yazacak halim yok . Epeyce yoruldum.
Bacaklarım nasıl ağrıyor , nasıl anlatsam acaba . Sanırım damarlarımın titrediğini hissediyorum. Bu cümle durumu anlattı bence.

AMA azim işte bu !! Blog sayfamda yazı yayınlayamayacaksam neden buradayım değil mi? Kalan son enerjim ile ( Abartmıyorum şu an yataktayım saat 21:31 uyumadan önceki 35. dakikamdayım, kucağıma aldım bilgisayarı yazıyorum. Makyajımı bile çıkaramadım siz düşünün gerisini) yazıyorum.




Aslında kaç gündür yazmak istediğim tek bir konu var aklımda dönüp duran. 70-80 yaşlarındaki kavanoz dipli gözlüklere sahip olan yaşlı amcam.. (telefon çalıyor ..  tam yazıcam çalıyor, çalıyor .. Kapadık.
Sonunda devam edebileceğim.. )

Amcamı ( amcam dicem yazı boyunca ama gerçek amcam değil bittabi) metrobüs durağında dolu  geçen otobüslere üzgün üzgün bakarken gördüm. İçim burkuldu. Belki yaşlılıktan yüz ifadesi üzgün bir şekil almıştır, bilemiyorum. Belki başına gelecekleri tahmin etmiştir, yaşlı yüzü. Bindik beraber metrobüse. 

Ben de bakındım hani yer veren olsa ne iyi olur,  amcam yorulmasa.Amma zamane gençleri oralı değil.
Yolculuk devam ediyor. Zaten bitmeyen yolculuk ya benimki neyse. 
Durağa yaklaştık metrobüs durdu. Yolcular kapı önündeki amcayı yıktı yıkacak. Yıkılmadı amcam çok şükür.

Devam ediyoruz.. Amca ile göz göze geldik. Gözleri açılmış. Yaşlı yüzü gerilmiş. Ceplerini yokluyor.  Arka cebine baktı. Paltosunun cebine baktı. Elleri titredi amcamın.

"Telefonum yok"!!!

"Aha!" dedi "Aldılar telefonumu.!?!?! "

İnanmak istemedim. 70-80 yaşındaki amcanın telefonunu kim ne yapsın? Ama gerçek öyle değil.

Yok amcamın telefonu.
Yolcular amcamı ittirirken telefonunu da almışlar. 
VAY ARKADAŞ!


Amcam boş telefon kabını gösterdi "BAKIN YOK, ALMIŞLAR" 
Çalınmayacak cinsten bi telefon değilmiş, kabını görünce anladım. 


Bu şokunun üstüne de kimse amcam gel sen bi otur demedi he!.
Demediler ki bu amca baya yaşlı bak. Demek yaşlılar ayakta gitmemeli demediler. 
Çok yaşlı be demediler.


Demek doğruymuş dedim içimden. İnsanlık kutuyor,bitiyor,ölüyor.

Amcam çok naif görünüyordu belki bu yüzden dikkatimi çekmiştir. Belki ben de ölen insanlardan farklı değilimdir. Kim bilir?

*





Bu günlerde herkes kendi penceresinden gördüklerine
karşı sonuna kadar 
direndi…
sonra baktım hepsi…
hepsi hepsi
bir dirhem
etti.







*
Amcamın hüzünlü hikayesini sonuna kadar okuyan pek sevgili okuyucularım. Sizlere nacizene bir sürprizim var.

Sayfamda çekiliş var. AAaa Göremediniz mi? Haydi hemen diğer postlarımı bir inceleyin. -Oralarda bir yerlerde göreceksiniz. 

Sizlere minik bir armağanım daha var - TIK TIK

Yorumlar

  1. selamlar. bloğunu TuhafGezegen'de görüp de geldim :) hemen takibe alıyorum.

    bana da beklerim > tık tık > RoketOsman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz :) Hemen blog sayfanıza bakacağım.

      Sil
  2. Okurken hüzünlendim çünkü yazdıkların bazı değerlerin değiştiğini özetliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef ben de o gün çok kötü hissetmiştim. Hala daha etkisindeyim :(

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…