Ana içeriğe atla

Rapunzel'in Sırrını Açıklıyorum..




Kocaman MERHABAAAAA
Eğer hobi olarak kendinize yazı yazmayı edindiyseniz, ne mutlu size.
Eve erken geldiğimde "yazı yazmaya zamanım var" diye ayrı bir mutlu oluyorum..
Koşarak bilgisayar başına geçiyorum.

Erken geldiğim zamanlar yaptığım bir başka şeyse kendime zaman ayırmak
O nasıl oluyor?
Kendime çeşitli ürünlerle bakım yapıyorum
Bunlardan en en sevdiğim ise saçıma maske uygulamak !!!!
Saçlarımız şımartılmayı hak ediyor arkadaşlar hatta en fazla onlar hak ediyor. Bizi havalı gösteren en büyük aksesuarımız değil mi kendisi? Yeminlen öyle .
Erkekler için de öyle.
Hatta erkekler için daha daha öyle.
O saçları çeşitli ürünlerle şekillere sokuyorlar. Eminim, saçlarını şekillendirme süreleri benim makyaj yapma süreme eşittir.
Peki onca ürünü saçınıza sürüyorsunuz da yıkayınca zararlı kimyasallar saçınızdan gidecek mi sanıyorsunuz? Veyahut kızlar soruyorum size düzleştiriyorsunuz o saçları yıkayınca ısının etkisi geçicek mi sanıyorsunuz?? Çok uzatınca yazıdan kopuyorum. Uzatmadan ne yapmalıyız konuşalım mı?

Saçları güçlendirmek, dökülmeyi durdurmak için maske;
Bu uygulamayı temiz saça yapmanız önemli.
Herkesin evinde kuru soğan mevcut öyle değil mi? Bildiğiniz kuru soğan. Kuru soğanı alın. Basit bir şekilde 4'e bölün. (Önce soğanı soyun tabii. )

Sonra onu bir cezveye  atın kaynasın uzun uzun .. Daha sonra ocaktan alın ve soğumasını bekleyin, saçlarınıza uygulayın evet soğan kötü kokar ama sağlıklı saçlar için buna değer. Merak etmeyin 1 kere yıkadıktan sonra koku falan kalmıyor. Denedim, kesin konuşuyorum. Saçınızda 45-60 dk bekletin ve yıkayın saçınızı. 1 kere şampuanlasınız yeterli olur .  Bunu eğer saçlarınız çok güçsüzse mümkün olduğunca sık yapın. Tekrar hatırlatıyım, bu uygulama saçları güçlendirmek için yapılan bir uygulama. Dökülmeyi de azaltıyor. ( Yazımı yayınladıktan sonra ben de uygulayacağım.)

Ben bir çok bitkisel ürün denedim. Satılıyor ya işte bilmem ne yağları karışımı yok şu bitki yok bu. İnanın cefa çekiyorsun. En çok bu uygulamayı sevdim. Hee bir de yumurta falan sürüyorlar saça. Soğan bin kat daha iyidir. Kaynatın baylar bayanlar. Saçlarınıza çok iyi gelecek. Hem o pis kimyasalları da götürecek.


Saçları nemlendirmek için maske;



















Bu maskeyi 3 kez kullandım. ilk seferde saçlarımı oldukça çok döktü ve beni çok korkuttu. Hangi cesaretle 2. kez kullandım bilmiyorum. 2. seferde ilkinden daha az döktü. 3. de çok az döktü ama yine döktü.
Sanırım böyle böyle zayıf köklü saçlarımdan beni kurtardı.( Komik bir yaklaşım mı oldu?? Para verdim kullandım arkadaşlar napayım .d ) Neyse ben böyle düşünüyorum. Ama saçlarımı yumuşacık yaptığı kesin. Hem ertesi güne saçlarımı parlatıyor ve çok sağlıklı gösteriyor. Bu maskeyi 2 haftada 1 kez yapıyor, döktüğü için sık sık yapmıyorum. Eğer 4. uygulamada yok denecek kadar az bi dökülme olursa haber ederim.  Bu marka da %100 doğal zaten ürün elinize geldiğinde de fark ediyorsunuz. Uygulaması da çok kolay. Ben biraz ısıtıp sıvılaşmasını sağlıyorum. Ve saçlarımın köklerinden uçlarına doğru uyguluyorum. Daha sonra saçlarımı havlu ile sarıp 1 saat sonunda duruluyorum. Ayrıca çok güzel kokuyor.


Nemlendirmenin 2. ve pratik yoluysa bu gördüğünüz kuru yağ. Moshosgarden Balsamı ile aynı etkiyi veriyor. Saçlarımın uçlarına yoğunlukla uygulayıp biraz üstlere de pıstlatıyorum. Diğeri gibi kökten uca değil de görünen kısımlarını nemlendirip sağlıklı bir hale getiriyor.


















Elseve in bu yağı da oldukça güzel. Böyle değişik kendince hoş bir kokusu var belki herkes sevmez ama ben sevmiştim.
Fakat yukarıda anlattığım kuru yağ daha hoşuma gittiği için bu rafa kalktı. Ayrıca bu kırmızı olanı boyalı saçlar için veee benim saçlarımda boya olmadığı için (bunu Böbürlenerek söylüyorum) kullanmıyorum. Size alternatif olsun diye bunu da koydum.


Saçlara detoks;
Saçlara da detoks yapılır elbette. Saçlarınıza uyguladığınız sabitleyici spreyler, hacim verici ürünleri vs. bu gibi ürünler saçlarınızdan kolay kolay çıkmıyor eğer bu tür ürünleri sık sık kullanmıyorsanız gözlerinizden öpüyorum. Kullanmayın böyle şeyleri. Bin bir uğraşla saçını dalgalı yapmışsındır. Bir- iki sık annem kimse bir şey demez ama lütfen her gün doldurmayın kafanıza. Ayrıca ke-ko gibi oluyor. Her neyse ayda 1 saçınızda kullanmanızı önereceğim bir ürün var .

TAAA TAAA..

























Sakın sık sık normal şampuan gibi kullanmayınız.


Temizlik;
Saç temizliğinde aslında doğal ürünler kullansak süper olur ama ben onları kullanınca yeterince temiz  hissetmiyorum. Böyle bol bol köpürüp mis gibi kokması lazım bana.
Bu arada saçlarınızı masaj yaparak yıkayın bu önemli. Ve saçlarınızı yatmadan önce illaki tarayın. Bu işlem saç derinizi harekete geçirir ve saçlarınızın sağlıklı uzamasını sağlar.

Saç temizliği için benim en en sevdiğim marka -John Frida- (REKLAMLARRR) .d

























Denemenizi şiddetle tavsiye edeceğim. Ayrıca bu markanın bayıldığım biri ürününü de es geçmeyeyim. Hani az önce saçlarınıza spreyi boca etmeyin ke-ko gibi demiştim ya. Bu daha az ke-ko olanı diyebiliriz. Şampuanını kullanıp ıslak saçlarımın köklerinden ucuna doğru uyguladıktan sonra gözle görülür etki veriyor. Sabah uyandığımda saçlarımın 2 kat daha fazla gibi göründüğünü söyleyebilirim.

















Son olarak da saçlarınızın sağlığı için herkes bilir ama 3 ayda bir kestirmeyi. Saçlarınızı boyatıyorsanız 6 ay ara ile boyatmanızı tavsiye edeceğim.
Ayrıca saç boyatmak eğlenceli ama yıpratıcı bir işlem. Kendim yapmadım mı yaptım elbet. Yapmayacak mıyım yapacağım ama yine de bunun sıklığını ayarlayın. Genç yaşınızda mis gibi saçlarınızdan olmayın.



Tüm yazdıklarımı unutup kuaförlerin saç bakım seanslarını da araştırabilirsiniz.
Hepinizin gözlerinden öptüm.

 NOT: Şampuanları ben fotograflamadım, banyodan almaya üşendim azcık.


NOT2:ÇEKİLİŞ DEVAM EDİYOOOOOOR !!!!

Yorumlar

  1. Soğanın saça bu kadar iyi geldiğini bilmiyordum açıkçası.
    Koku kısmı beni düşündürüyor ama kokmadığını söyüyosun denemeye değer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dene derim :) pişman olmıcağını düşünüyorum ,=)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…