Ana içeriğe atla

Doğru Yürümeye Var mısınız ?

                       
     
   
       
    Bugünün konusu yürümek. Hayır! "her gün günlük yürüyüş yapmak şöyle önemli, böyle önemli" demeyeceğim. "Nasıl yürüyorsunuz ?" diye soracağım sadece. Yürüşümüz bana kalırsa her şeyimiz. Kendimize güvenimiz, tarzımız. Üstümüze giydiğimiz basit bir kazak bile iyi bir duruşla farklı duruyor. Hani derler ya "kıyafetin askısı kendinsin". İşte biz o askı ile ilgileneceğiz bugün.

           
         Kambur durmaktan nefret ediyorum fakat kendimi o durumda yakaladığım zamanlarda olmuyor değil.
Uğurkan Erez'den duyduğum "başından bir iple tavana bağlıymış gibi yürü" sloganını uyguluyorum. Gerçekten işe yarıyor. 
          Kısacası doğru yürüyerek bile hayatınızın tamamen değişecek olması. "Hadi canım" demeyin. Bunu ben değil uzmanlar söylüyor. "Yürüyüş diyeti" diye bir yöntem olduğunu da belirteyim. 
Pek çoğumuz doğru yürümeyi bilmiyoruz. Doğru yürümenin getirilerinden bahsedeyim ve bu konun önemini biraz daha vurgulayam.

- Kaslarımız uyum içinde çalışıp uzar.
- Daha enerjik gözükürsünüz.
- Kafanıza, kalbinize ve kalçanıza iyi gelir.
- Fazla kilolarınızdan kurtulursunuz

Aynı zamanda doğru yürümek, doğru nefes almamıza yardımcı oluyor.

Öyleyse şimdi Walkactive Tekniği ile tanışalım. Bunu yapabilmeniz için spor salonuna gitmenize gerek yok ya da günde yarım saat yapmanıza gerek yok. Günlük hayatınıza uygulayarak da istediğiniz sonuca ulaşabilirsiniz.
Bu tekniği öğrenmek istiyorsanız, benim yaptığım gibi hemen d&r ' a koşuyorsunuz ve şu kitabı satın alıyorsunuz.


Not:
Kısaca anlatmak gerekirse bir ayağınızı diğer ayağınızın önüne atarak yapılan "manken yürüyüşü" fakat bunu öyle alelade yapmıyorsunuz. İlgileniyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ediyorum.

Doğru Yürüme:

İlk önce dik durmakla başlayalım. Sonra, kafanızda bir çizgi belirleyin ve ipte yürüyen bir cambaz olduğunuzu hayal edin. Ayağınızı yere koyarken bir anda tüm tabanınızla basmayın.Önce ayak parmaklarınızı sonra tabanınızı basın. Mankenleri taklit etmeye çalışmayın ama örnek alın.

Yürüyüşünüzü düzgün hale getirene dek ayna karşısında pratik yapın. Yumuşak, hafif ve doğal hareket edin. Elde çanta taşımak kollarınızın boş görüntüsünü engeller hem de canlılık ve hareketlilik kazandırır.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk çekilişi baş-la-tı-yo-rum..

Şunun sevimliliğini görüyor musunuz? Bu tatlı mı tatlı panda ile birlikte mutlulukla  ilk çekilişimi başlatıyoruzzzz.. . Kaç tane çekilişe katıldım vallahi sayamadım. Hiç birini kazanamadım. Ama çekilişin açıklanacağı anı beklemek ve açıklanan isme bakmak epey heyecanlı oluyor. Kazanamamış olsam bile ben bu heyecanı seviyorum. Sizler için yeni bir heyecan başlatıyorum aslında bu süreçte ben daha çok heyecanlı olucam, biliyorum. Mazur görün. Tekrar belirteyim, anket sonucuna göre seçtim hediyeleri. Katılım için de ayrıca teşekkür ederim herkese. Heranyegane'nin ilk çekilişi!! Bence katılın millet. Heranyegane ismini nasıl bulduğumu da anlatıcam sizlere. Arada böyle sohbet yazıları yazıyorum ya onların arasına sıkıştıracağım. HEDİYELER Görsellerini de bu şekilde eklemiş oldum. Umarım kazanan kişi severek okur ve kitabını okurken mum odasına hoş bir hava katar.  * Ayrıca çekilişime minik bir kozmetik kutusu ekleyeceğim. Herkesin gönlü ol...

ZAYIFLAMANIN EN KOLAY YOLLARI

Biz kızlar hayatımızın belki de %80'inde diyetteyiz öyle değil mi? Aslında diyet yapmadan sadece ufak detaylara dikkat ederek zayıflamak ve zayıf kalmak mümkün  Önce sağlığımız için sonra fazla kilolardan kurtulmak için - fast food'u - minimum a indirmek önemli! o çok sevdiğimiz cipsler, asitli ve çok şekerli içecekler... önce minimuma iniyor. sonra vedalaşıyoruz. 2. kural ise ben su içemiyorum demek yok! bol bol su içeceğiz. Vücudumuzu içeriden de temizlememiz gerekiyor. Su içmek metabolizmamızı da hızlandıracak günde 2-3 litre tüketmemiz gerekiyor. *Suyunuzun içine limon, tarçın, elma katarak içimini kolay hale de getirebilirsiniz. Ayrıca yeşil çay da içerek metabolizma hızınızı arttırabilirsiniz. Gelelim yaptığımız diğer basit bir hataya; hızlı yemek yemek ve çiğnemeden lokmaları yutmak. -Fark etmeden çok hızlı yemek yiyoruz. Onun yerine tatlı tatlı çiğneyerek, yemeğin tadını alarak yemek yersek midemiz mutlu olur ve yediklerimizin sindirimi daha kolay olacağın...

Gerçek buz gibi*

"....Duygularımızı yalnız ölümün uyandırdığına dikkat ettiniz mi? Bizden yeni ayrılmış dostlarımızı ne kadar severiz, değil mi? Ağızları toprakla dolup hiç konuşmaz olmuş hocalarımıza ne kadar hayranızdır! Saygı o zaman çok doğal olarak gelir, belki de tüm yaşamları boyunca bizden bekledikleri o saygı. Ama biliyor musunuz niçin ölülere karşı hep dürüst ve daha cömertizdir? Nedeni basittir! Onlara karşı bir yükümlülüğümüz yoktur. Özgür bırakır bizi onlar, zamanımızı rahatça kullanabiliriz, saygıyı boş zamanlarımızda kokteylle sevimli bir metres arasına koyabiliriz. Bizi bir şeye yükümlü kılarlarsa, belleğe yükümlü kılar onlar, bizimse belleğimiz zayıftır. dostlarımızda sevdiğimiz, taze ölüdür, acılı ölü, heyecanımız, eninde sonunda kendimizdir! "  Bu satırlarında acımasız gerçeği buz gibi yüzümüze vurmuş Albert CAMUS - Düşüş adlı eserinde. Kanım dondu okurken. Sahi ölülere olan bu saygımız nereden geliyor, dirisine saygımız yokken? Haksızlığa uğramış bir insanın hakkını ölü...