Ana içeriğe atla

Densizlere ithaf ediyorum.


*Bugünün yazısı da pek içimizi açıcak cinsten değil. Olamıyor, çünkü gündem böyle değil. İçimden eğlenceli şeyler yazmak gelmiyor.

*Twitter da başlatılan #sendeanlat hashtag inden bahsetmek istiyorum. Ek olarak televizyonda gördüğüm iç burkan sahnelerden bahsetmek istiyorum. Densizlerden bahsetmek istiyorum.

*Malesef! kadın-erkek eşitliği her konuda söz konusu olamıyor. Mesela bir erkeğin karşısında bir kadın olduğunu asla unutmaması gerekiyor. Bir erkekle tartıştığı gibi bir kadınla tartışamaz. İşte burada eşitlik bozuluyor.  Bir kadın asla yardıma muhtaç değildir, toplumumuz kadınları yardıma muhtaç hale getiriyor. Korunmamız gerekiyor. Etrafta sütü bozuk insanlar dolaşırken evlerimize yalnız başımıza rahatça dönemeyeceğiz, hep adımlarımızı hızlandırıp, sağımızı solumuzu kontrol edeceğiz. Hep ailelerimiz bizim için meraklanıcak. Kısacası özgür olamayacağız. Bakın bu konuda da bir erkekle eşit olamıyoruz.

*Dün televizyonda haberleri izliyorum. Kadıköy de kalabalığın içinden arabasıyla geçmeye çalışan bir densiz, kalabalık içinden geçtiğini unutup, etraftaki kadınlara gözlerini açıp sesini şiddetli bir şekilde yükseltip "Ne vuruyorsun arabama" diyor. Sonrasında kontağını kapatıp (işte tam burada densiz oluyor) kalabalığa girip kişinin üstüne yürüyor. Kadınlarda densiz kişiyi tekme tokat postalıyor. Burada bu topluluğun, bu olayların ne kadar çaresiz kaldığını görüyoruz. Adam! orada kadına şiddette hayır diyen kadınlara,  nasıl şiddet uygulamaya kalkarsın! Densiz! Bu adamında yargılanması gerekiyor. Alın size potansiyel katil.  Haber için tıklayın .

*Yine aynı haber kuşağında bir diğerine rast geliyorum. Hala içim parçalanıyor, hala gözyaşlarımı tutamıyorum. Kim dayanabilir ki. Bir genç kız, ezilmiş, mağdur olmuş, hatta hayatının bir bölümü elinden alınmış haykırıyor kalabalığa. Bu mu adelet arkadaşlar. İlla ölmesi mi gerekiyor bu kız kardeşimizin, ölmekle kalmayıp katledilmesi mi gerekiyor, bu pisliği yapanların cezalandırılması için. Umarım bu genç kız gibi diğer mağdur kalanlarında yüreklerine bir parça su serpilemesi için gerekenler yapılır. Umarım bu görüntülerden sonra Rıza kararını veren vicdansız utanır, utanırda utancından ölür. Artık böyle ya ölsün. Hatta bu zihniyette olan herkes ölsün. Bir kez daha Umarım. Haber için tıklayın


*Gelelim Nihat Doğan'a ! Alın size bir Densiz! daha. İçinde nasıl bir öfke var. Nasıl bir şiddet varsa olayları unutup saçma düşüncelerini yazıyor. Sonra çevirmek için dört dönüyor. Rezillik!
Acun sözde Survivor kadrosundan çıkarmış. Eğer bu doğruysa Acun'u buradan tebrik ediyorum.

*#Sendeanlat aslında hepimizin bildiği şeyler dile geliyor. Tabii anlatabilene. Anlatamayanlar da isimsiz mektuplar gönderiyor. Benim ülkemde mağdurlar utanıyor. Mağdur edenler utanmıyor. Bu nasıl bir ironi. Çünkü yine rıza diyecekler. Çünkü kuyruk salladı diyecekler.

*Alın size bir örnek; daha ortaokul 6. sınıftayız. Bilgisayar derslerimiz var. Bilgisayar odasına gidiyoruz haliyle. (bu ayrıntıyı sınıf arkadaşlarım okursa kimden bahsettiğimi anlamaları için veriyorum) Benim sınıfımda da ağır başlı, kendini bilen, yaşına göre gayet olgun bir arkadaşım vardı. Bir sınıf üstümüzde de herkese salça olan, etrafta pek sevilmeyen, seviyesiz bir arkadaş. Geliyor bizim hanım kızıma sataşıyor. Hanım kızımız seviyesinden ödün vermeden karşılık verip kendini savunuyor. Öğretmen gelene kadar bu durum devam ediyor. Öğretmen geldiğinde Densiz! arkadaşımızı azarlayarak gönderiyor. Her şey olması gerektiği gibi öyle değil mi?. Gelin bakalım devamında ne oluyor. Hanım kız arkadaşımıza öğretmenimiz laf arasında "Kuyruk sallamasaydın gelmezdi" diyor. Evet bir Densiz! daha. Böyle bir insan öğretmen olmuş. Ah TÜRKİYE bu ne hal !! Ayrıntı vereyim, bu öğretmen denilen kişi bir kadın. Erkek öğrencilerinden kaçan bir kadın. Erkek öğrencileri ona birebir soru soramaz. GÜNAH! Tövbeler tövbesi. Daha sonraları saçma sapan bir bölümden diploması olduğu halde bir koleje öğretmen olarak aldığını öğrendildi. Okuldan gönderildi (yerlerse). Başka bir kolej de devam etmeye gönderildi elbet.

*Bu örneği verirken kız arkadaşımın üzüntüsünü hatırlıyorum. O yaşta böyle durumlara maruz kaldığımızı hatırlıyorum. Üzülüyorum.














Rahmetle anıyorum, mekanın cennet olsun.

BAŞIMIZ SAĞ OLSUN...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Temiz İçerikli Ürünlere Mer'aba (!)

Merhaba sevgili Heranyegane okuyucuları :)

 Bugün sizlere faydalı olacağını düşündüğüm bir konu ile karşınızdayım. Tüm hemcinslerimin derdi ileriki yaşlarda daha iyi görünmek değil mi? İleride bile değil her an hatta şimdi , şu an iyi görünmek!! !!!

" Bu yüzünden de en iyi yatırım cildinize yaptığınız yatırım "  diyorum ben :)

  Özellikle 40'lı yaşlarda cildimizin çok daha iyi görünmesi için şimdiden hem beslenmemize hem kullandığımız ürünlere dikkat etmemiz gerekiyor. Spora vs. hiç girmiyorum bile. Kızlar işimiz çok zor onu biliyoruz di mi? İyi veya sağlıklı olmak hiç kolay değil. Ben şahsen sadece 1 gün boyunca %100 sağlıklı beslenebiliyorum.  Da-ya-na-mı-yo-rum! Neyse bunları geçelim.

  Artık dönem içeriği temiz ürünler kullanma dönemi. Sheido, Clarins, Bobbibrown, Lacome vs. gibi kozmetik firmalarının cilt bakımı ürünlerinden uzak durma vakti. Gelelim temiz içerikli ürün dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk sorulara..


Peki diğer markalar kadar etkililer mi? 

Temiz içe…

NİKE & ADİDAS ' ın Kıyasıya Rekabeti

Sonunda buradayım.
Özgür olmayı, sevdiğim şeylere vakit ayırmayı inanılmaz özledim.
Hem de çevremden blog sayfam ile ilgili güzel sözler duydum da geldim.
Bu durum beni çok mutlu ediyor.

Sizler için bahara uygun bir konu seçtim bugün. Geri dönüşüm muhteşem olsun dedim. (Kulaklarımda filmlerdeki kötü karakter kahkahası yankılandı.) Biraz saçmalayabilirim, çünkü vize haftasından yeni çıktım tadını çıkarıyorum. Ayrıca saçmalamayı severim.

Sizce alışveriş merkezine girdiğimde ilk hangi mağazaya uğruyorumdur? -Sephora mı?- Çok fena yanıldınız.

*Foot Locker !! *
- Acaba Nike Air Force geldi mi?
 -HAYIR!! GELMEöÖEÖDDİİÖOÖOİİ!! diyen satıcılarla muhatap oluyorum.
1 aydır derin üzüntüyle çıkıyorum o mağazadan.
Ayrıca sıcak günler için rahatsız bir ayakkabıymış, hava almıyormuş diyerek kendimi kandırdım. (ki gerçekten öyleymiş **.)

Merak edenler için görseli ;


Uzun modeli de var fakat benim tercih değiller. ( Türkçeme alkış istiyorum, bilerek düzeltmedim.)

İşte bu Nike Air Force ayakkabılar yo…

ÇAĞRI BARAN ' A

Uzun zamandır yayınlayabilmek için bir konu bulamamaktan yakınıyordum.

Aklıma bir şey geliyor boş sayfanın karşısına geçiyordum sonra bir şey oluyordu, vazgeçiyordum.

Araştırma yapmaya başlıyordum, sonra yine vazgeçiyordum.

Kısacası iyice kopmuş gitmiştim. Bu sayfaya geri dönmeyecektim.


...

Gel gelelim 25 yıllık hayatımın en büyük acısını yaşıyorum.

O artık aramızda  değil. Bunu kabullensem bile. Bir şeylerin bitmiş olmasını kabul edemiyorum.
Demek istediğim anılar,hisler.. hiç yaşanmamış gibi bitmiş olamaz...
Bunların yok olmasını kabul edemiyorum.

Uzun zamandır konuşmuyor olmamızı kaldıramıyorum.
Eksildim.
Çok özlüyorum..

Keşkelerim çok fazla.


Arkadaşım desem az kalır, yanlış olur biliyorum.
Şöyle ifade edebilirim.

"Yanındayken şımarık bir kız çocuğu olabiliyordum. Aynı sıraları paylaştık . Hocalardan benim yüzümden az mı eksiler aldı. "Çağrı konuşma" dediklerinde "ben değil Özge konuştu" hiç demedi. Birbirimizle hep uğraştık. Eşek göz derdi bana. Ben sinir…